h
   

KADIN HASTALIKLARI

MİYOM (MYOM) KİST POLİP RAHİM KANSERİ
VE GÖGÜS TÜMÖR &KANSER&KİSTLERİ
TEDAVİLERİ MÜMKÜN OLAN HASTALIKLARDIR    
MYOMLAR 

Rahimde ur dendiğinde akla ilk gelen myomlardır. Myomlar ya da halk arasında söylendiği şekilleriyle miyom, miyon ya da miyomlar rahim ve rahim ağzında görülebilen, düz kas dokusundan gelişen selim (iyi huylu) tümöral yapılardır. Genellikle yuvarlak ve pembemsi renktedirler ve rahim içinde her yerde bulunabilirler. Otuzbeş yaşın üzerindeki kadınların % 20’sinde rahimde ur (myom ya da miyom) görülmektedir. Yani aslında oldukça sık rastlanan oluşumlardır.  

Myonlara en çok 35-45 yaş grubu kadınlarda rastlanır. Ergenlik döneminde görülmesi çok ender bir durumdur. Yine menopoz döneminde de myom görülme sıklığı düşüktür ve doğurganlık yaşlarında miyom tanısı almış çoğu kadında menopoza girdiklerinde myom boyutlarında küçülme ve şikayetlerde gerileme görülür.  

Neden Myom Oluşur ?

Myomun oluşumundaki mekanizmalar tam olarak açıklık kazanmamış olsa da, gelişme-büyümesinde östrojenin (kadınlık hormonunun) yer aldığı gösterilmiştir. Genel olarak myomlarda % 0.5 oranında kanser gelişim olasılığı olduğu kabul edilmekle birlikte, birçok çalışmada bu oranın çok daha düşük olduğu görülmüştür. 

Yani myomu olan kadınların telaşlanmalarına gerek yoktur. 

Myomun yol açtığı şikayetler nelerdir?

Myomlar sıklıkla belirti vermezler. Bazen jinekolojik muayeneler esnasında tamamen tesadüfen de tespit edilirler. Ancak; çoğu zaman büyüme ve yerleşimleriyle orantılı olarak şu bulguları verebilirler;  

Adet kanamalarının fazla olması ve uzun sürmesi
Adet arası dönemde ara kanamalar
Fazla miktarda kanamalara bağlı kansızlık oluşması
İdrar torbasına bası nedeniyle sık sık idrara çıkma
Barsaklara bası yaparak kabızlığa neden olma
Karında büyüme veya şişlik, ele gelen kitle
Adet dönemlerinde yada cinsel ilişki sırasında kuyruk sokumuna doğru ağrı
Tüplerin yada rahmin ağzını kapayarak kısırlığa neden olma  

Rahim içini kaplayan myomlar bazen tekrarlayan düşüklere de yol açabilirler 

Myom (rahim uru) tanısı koymak kolaydır. Tipik belirtilerle gelen bir kadında yapılan basit bir jinekolojik değerlendirme (muayene ve ultrason) ile tanı koyulur. 

Kimlerde miyom vardır?  

Her 100 kadından yaklaşık 15'inde çapı ufak veya büyük, az sayıda veya çok sayıda, belirti veren veya vermeyen miyomlara rastlamak mümkündür.  

Miyomlar sıklıkla 30-40 yaş grubu kadınlarda saptanırlar. Ergenlik çağından önce teorik olarak miyomlara rastlamak mümkün olmakla beraber bu durum enderdir. Miyomlar menopoz çağında vücutta östrojen hormonu salgısının azalmış olmasıyla birlikte gerileme gösterirler ve bu nedenle üreme çağında miyom tanısı almış kadınların çoğunda menopoza girdikten belli bir süre sonra miyomların hızla küçüldüğü ve hatta kaybolduğu gözlenir.

Miyomlar ne gibi belirtiler yapar?  

Miyomlar sıklıkla belirti vermezler ve başka bir nedenle yapılan jinekolojik değerlendirmede tesadüfen saptanırlar. Belirtilere neden olan miyomların yaptığı şikayetler öncelikle rahim içinde bulundukları bölgeye, sonra da büyüklük ve sayılarına bağlıdır. "Submüköz" yer alan çok ufak bir miyom rahim iç tabakasını tahriş ederek düzensiz kanamalara yol açabilirken, "subseröz" yer alan portakal büyüklüğünde bir miyom hiçbir belirti vermeyebilir.  

Genel olarak, "submüköz" yer alan miyomların sıklıkla ara kanamalara neden olduğu söylenebilir. Yine bu yerleşimdeki miyomların rahim iç tabakasında etkili oldukları alan ne kadar büyük olursa, gebelikte düşüğe neden olma olasılıkları da o kadar artar.  

"İntramural" yerleşimli miyomlar ise sıklıkla adet kanamalarının uzun sürmesi şeklinde belirti verirler. Bu durum, bu miyomların rahim kasılmasınının kanamayı durdurmadaki etkinliğini azaltmasına bağlanabilir.  

"Subseröz" miyomlar ufak olduklarında sıklıkla belirti vermezler, ancak çok büyük olduklarında etraf dokularda yaptıkları basıya bağlı belirtiler verebilirler. Örnek olarak öne doğru büyüyen bir miyom idrar torbasına baskı yaparak sık idrara çıkma şikayetlerine neden olabilir. Yine arkaya doğru büyüyen bir miyom kalınbağırsağa baskı yaparak kabızlık şikayetine neden olabilir. Fallop tüplerine bası, bir gebe kalamama nedeni olabilir.  

Miyomlarda Bozulma ("Dejenerasyon")  

Miyomlar özellikle hızlı büyüdüklerinde kendilerini besleyen kan damarlarının yetersiz kalması sonucu dejenerasyon adı verilen yapısal değişikliklere uğrarlar. Vücutta kanla beslenmesi yetersiz olan her organda olduğu gibi bu durumun miyomlarda oluşması da ani başlayan şiddetli ağrıların hissedilmesine neden olur. Miyomların bozulmasına özellikle gebelik döneminde nispeten sık rastlanır. 

Miyomların Kanserleşmesi 

Miyomlarda kanserleşmeye çok ender rastlanır. Miyom dokularından gelişen sarkom türü kanserler oldukça kötü seyirli kanserlerdir.

VAROLUŞTAN SONSUZLUĞA

ALTERNATİF OLARAK ŞİFALI BİTKİLERDEN NASIL YARARLANILABİLİR

VİTAMİNLER - MİNERALLER - ENZİMLER AMİNOASİTLER NEDİR?
FAYDALARI NELERDİR?

(TIKLAYINIZ)

HİÇ BİR HASTALIK YOKTUR Kİ ŞİFASI OLMASIN, ÖLÜM HARİCİNDE!!!

Emekli Araştırmacı Basın Mensubu
Şifalı Bitkiler Uzmanı
HERBALİST KEMAL

(0326) 413 01 77
0532 631 86 79
0555 347 62 53
0542 215 54 72

iletisim@kevserlokmanhekim.com
herbalist@kevserlokmanhekim.com

Sağlıklı Yaşam Dileklerimizle...

 

Tedavisi Mümkün Olan Bazı Hastalıklar

Kanser Hastalığı (Tıkla)
Astım, Bronşit (Tıkla)
Prostat (Tıkla)
Hepatit (Tıkla)
Kısırlık (Tıkla)
İltihaplı Romatizma (Tıkla)
Migren (Tıkla)
Sara Epilepsi (Tıkla)
Mide Ülseri (Tıkla)
Kemik Zarı İltihabı (Tıkla)
Böbrek ve Safra Taşı Tıkla)
Bel ve Boyun Fıtığı (Tıkla)
Depresyon (Tıkla)
Şeker, Diyabet (Tıkla)
Sedef (Tıkla)
Kolestural (Tıkla)
Miyom (Tıkla)
Kilo Alma (Tıkla)
Mantar (Tıkla)
Monepoz (Tıkla)
Sinüzit (Tıkla)
Kas Erimesi (Tıkla)
Zayıflama (Tıkla)
Guatrı (Tıkla)
Cilt Hastalıkları (Tıkla)
Tansiyon (Tıkla)
Reflü (Tıkla)
Siroz (Tıkla)

::Faydalı Bilgiler::

Lokman Hekim Kimdir?
Hadis ve Ayetlerle Peygamberimizden Şifa Hakkında Açıklamalar
.
Tıbbi Nevevi den Hastalıklar Hakkında Hadis ve Ayetler
Allah cc Hastalıkları Hangi Yaratık Vasıtasıyla Canlılara Vermiştir ve Şifası
Bünye Farklılıkları ve İlaçların Tesiri
Hastalıklar ve Tedavi Şekilleri
Dr.Ali Nami Görüşü ile Tebrizi Açıklaması
Sağlıklı Yaşamak İçin Ayet-i Kerime,Hadis-i Şerif ve Allah Dostlarının Tavsiyeleri
Tedavi Edilebilen Bazı Hastalıklar.
Amerikalı Kanser Uzmanlarının Kanser İçin Tavsiyeleri

Lütfen Okuyunuz

Lütfen Okuyunuz..!

     Şimdiye kadar çaresiz kaldığınız herhangi bir hastalığı şifalı bitkilerle yenebilirsiniz, Tabi ki şifalı bitkilerle alternatif çözüm ararken mutlaka tıp doktorlarının tavsiyesi ve gözetiminde olmalıdır. çünkü biz tıp doktoru değiliz. Şunu unutmayalım kanser olsun hepatit olsun çaresi olmayan bir hastalığınız olsun mutlaka alternatif olarak şifalı bitkilerden faydalanabilirsiniz ama doktor tavsiyesi ve gözetiminde olmalıdır.

     Şimdiye kadar çaresiz kaldığınız hastalığınızı şifalı bitkilerle yenebilir bundan sonraki hayatınızı daha huzurlu ve sağlıklı geçirebilirsiniz. Önce doktorunuza gidiniz, doktorunuz tavsiye ederse bize geliniz. Bu alternatif tıp doktorlarının gözetiminde olmalıdır çünkü bizler doktor değiliz acizane hastalara hastalılarıyla ilgili yardımcı oluyoruz. Bizler tedavi etmiyor tedaviye yardımcı oluyoruz.

Rahim Kanseri

Rahim kanseri veya tıbbi literatürde "uterin kanser veya uterus kanserleri" denildiğinde rahim içini döşeyen endometriumdan (rahim iç zarı) kaynaklanan kanserler anlaşılır. Bu kanserlere "endometrium kanseri" de denir.

Kadınlardaki tüm kanserler arasında dördüncü sırada olup, aynı zamanda en sık görülen kadın üreme sistemi kanseridir. Rahim kanseri genellikle menopoz sonrası yıllarda ortaya çıkmaktadır. Genellikle 50-60 yaşları arasında görülür.

Rahim kanseri endometrium dokusunda geliştikten sonra kadın üreme sisteminin diğer organlarına da yayılma eğilimindedir. İlk önce rahim ağzı (serviks), tüpler ve yumurtalıklara doğru yayılır. Daha ilerlemiş hastalık durumlarında lenfatik damarlar aracılığı ile vücudun diğer bölümlerine atlar. Bir kanserin lenf veya kan yoluyla yayılması olayına "metastas" denir.

Uterus (Rahim) Kanserlerinde Risk Faktörleri rahim kanseri

  • Geç menopoz 
  • Çocuk doğurmamış olmak
  • Genç yaşlarda adet düzensizlikleri, adet gecikmeleri, PCOS
  • Şişmanlık (Obesite)
  • Hipertansiyon
  • Şeker hastalığı (Diabetes mellitus)
  • Endometrial hiperplazi öyküsü olanlar
  • Önceden doğum kontrol hapı kullanmış veya kullanmakta olanlar rahim kanseri ve yumurtalık kanseri için risklerini azaltırken, rahim ağzı (serviks) kanseri için risklerini arttırırlar.



Rahim (Uterus) Kanserlerinde Ne Tür Şikayetler Olur?

Rahim kanserinin ilk bulgusu menopoz sonrası dönemde vaginal kanamalar iken adet gören kadınlardayse düzensiz adet kanamaları şikayetleridir.

ÇOK ÖNEMLİDİR! Menopoz sonrası kanaması olan veya 40 yaş sonrası artmış (özellikle pıhtılı) vaginal kanama şikayeti olan tüm kadınlar rahim kanseri riskine karşı doktora başvurmalıdır.

Ayrıca periyodik jinekolojik muayeneler sırasında vaginal ultrason ile rahim iç zarı (endometrium) kalınlığı ölçümü de rahim kanseri hakkında fikir verebilmektedir.

Menopoz sonrası yıllarda kalınlaşmış bir endometrium izlenmesi durumunda da hastalar kanser açısından değerlendirilmelidir.

Pap-smear testi rahim kanseri erken tanısında kullanmaya elverişli bir test değildir. Bu test daha çok rahim ağzı (serviks) kanseri taramasında önemlidir.

Rahim Kanserlerinde Tanı Nasıl Konulur?

Rahim kanseri kesin tanısı, rahim içersinden kürtaj yolu ile parça alınması (probe küretaj veya fraksiyone küretaj) ve bu parçanın mikroskop altında bir patoloji uzmanı tarafından değerlendirilmesi ile konur.

Patolojik değerlendirmede rahim kanseri tanısı konmuşsa, kanser hücrelerinin davranış potansiyelini gösteren hücresel "grade" (kanserin derecesi) belirtilir. Bu aşamadan sonra rahim kanserinin yayılma derecesini saptamak için ek tetkikler yapılabilir.








Rahim tümörleri


Hem rahimde hem de rahim boynunda görülen tümörler selim (iyi huylu) veya habis (kötü huylu) olabilmektedir. Rahimde görülen tümörlere genellikle doğurmamış kadınlarda rastlanır. Keza rahim boynu kanseri de çoğunlukla doğurmamış kadınlarda görülür.

* Tedavi:
- Tümörün cinsine bağlı olarak ameliyat veya yakma yoluna baş vurulur.

* Fibroit
Umurniyetle rahimde, nadiren ra him boynunda görülen selim tümörlere bu isim verilir. Fibroit bağ dokusundan meydana gelmiş bir yumrudur. Genellikle evlenmemiş ve doğurmamış kadınlarda görülür.

* Belirtileri:
- Rahimdeki kan dolaşımına etki ettiğinden aşırı adet kanamalarına yol açar.
- Ayhali aralarında da kanamalar olabilir.
- Tümörün rahime basınç yapmasından dolayı sancı ve idrarda zorluk görülür.
- Ayak bileklerinde şişme, varis, basur memesi ve nadir hallerde akıntı diğer belirtilerdendir.

* Belirtileri:
- Sık idrara çıkma.
- Akıntı.
- Cinsel birleşme sırasında ağrı.


                                                        GÖGÜS (MEME) KİST TÜMÖR

                                              KANSER HASTALIGI TEDAVİSİ

Gelişmiş ülkelerde kadınlarda en sık görülen tümör türüdür; ABD’de kadınlarda görülen tümörlerin yüzde 27’sini oluşturur. Genel olarak ka­dınlarda rastlanan 100 tümörün 18′i me­mede görülür. Batı Avrupa’da her 13 ka­dından birinde meme tümörü gelişir. Meme tümörünün gelişme olasılığı belirli özellikleri taşıyan kadınlar ara­sında daha da yüksektir.
TANI
Meme tümörlerinde erken tanı büyük Önem taşır. Günümüzde uygulanan ve önerilen tam yöntemleri şunlardır:
• Her kadın âdet kanamasından hemen sonra kendi kendini eliyle muayene et­meli ve memede bir kütleden kuşkulan­dığında hemen uzman hekime başvur­malıdır.
...
• Belirli aralıklarla uzman hekim tara­fından muayene edilmelidir.
• Kuşkulu kütle mammograflyle incele­nir ve gerekirse ince iğne biyopsisi ya­pılır. Kist yapısındaki kütleleri sıvı içermeyenlerden ayırmak için ultraso-nografi uygulanabilir.
Memedeki iyi ve kötü huylu tümör­lerde kesin tam konmasını sağlayacak bir kan tahlili yoktur.
KENDİ KENDİNİ MUAYENE
Otuz yaşını aşmış her kadın her ay, âdet kanamasının başlamasından 10 gün sonra, memelerini muayene için 10 da­kikasını ayırmalıdır.
Muayene için aydınlık bir ortamda aynanın karşısında dik durarak kollar vücudun iki yanına sarkıtılır (Resimde a) Bu pozisyonda memelerin bir ay ön­ceki durumuna göre büyüklük ve biçim açısından aynı olup olmadığı, deri yüze­yinde ve meme başında değişiklik görü­lüp görülmediği incelenir. Ayrıca bir yerinde kızarıklık, ele gelen bir kütle, Özellikle meme başında içe çökme ya da çekilme olup olmadığı araştırılmalı­dır (c). Daha sonra kollar yukan kaldırı­lıp memenin biçimi, büyüklüğü ve yü­zeyi kontrol edilir (b).
Yatarak yapılan elle muayenede (d) memeyi düzleştirip göğüs kaslarını ger­mek için kol başın üstüne kaldırıldıktan sonra koltukaltı sınırından meme başına ve göğüs kemiğinden meme başına doğ­ru enine bir paralel çizgi izlenir. Meme dokusunda saptanan her değişiklik tü­mör değildir. Normal olarak meme do­kusu küçük yumrulardan (nodul) olu­şur; bu yumrular âdet kanamasından ön­ce belirginleşir ya da düzensizlesin Ama herhangi bir kuşku durumunda he­men hekime başvurulmalı, çeşitli ince­lemeler yapıldıktan sonra gerekirse te­daviye başlanmalıdır.
İYİ HUYLU TÜMÖRLER
Meme tümörleri klinik tablonun özel­liklerine, tümörün gelişmesine ve kay­naklandığı dokunun yapışma göre iyi ve kötü huylu olmak üzere iki grupta ince­lenebilir. İyi huylu tümörler de zamanla kötü huyuyla dönüşebildiğinden iyi huylu olduğu belirlenen tümörler bile kesinlikle çıkarılmalı ya da biyopsiyle incelenmelidir.
iyi huylu tümörler arasında en sık görülenler fibroadenomlar, fibrokistik meme hastalığı ve papıllomlardır.
Fibroadenom: Memede en sık görü­len iyi huylu tümördür. Daha çok er­genlik döneminde ortaya çıkar. Genel­likle tektir; parenkıma ya da salgıbezi dokusuna göre sınırlan belirgindir; kü­re ya da yumurta biçimindedir. Boyut­ları gelişme derecesine göre değişir. Mikroskopla incelendiğinde normal meme beziyle aynı yapıda olduğu gö­rülür; bu da tümörün iyi huylu olduğu­nu kesin olarak gösterir. Hasta meme­sinde bir kütle olduğunu genellikle rastlantı sonucunda fark eder. Fibroa­denom daha çok memenin üst dış kad­ranında ortaya çıkar; ağrı vermez. Üst­teki deri dokusuna yapışık değildir, derindeki kaslardan ve salgıbezi doku­sundan bağımsız hareket eder. Koltuk-altmdaki lenf bezlerinde büyümeye neden olmaz. Âdet kanaması sırasında ya da gebelikte büyür ve ağrıya neden olur. Fibroadenomlar cerrahi girişimle hemen çıkarılmalıdır. Alınan parçanın incelenmesi sonucunda kötü huylu hücre görülürse ikinci bir girişimle meme alınır; başlangıçta yayılımın sık görüldüğü koltukaltı bölgesi de temiz­lenir.
Fibrokistik meme hastalığı: Genel­likle menopozdan önceki dönemde go-rülur. Sık görülen bu hastalığın nedeni östrojen hormonunun fazlalığı ve yu­murtalıkların işlev bozukluğudur. Has­talık tek bir memede ya da her ikisin­de birden görülebilir. Memenin üst dış kadranındadır. Başlangıçta sınırları süt bezlerinden net olarak ayrılama-yan, genellikle ağrılı, farklı boylardaki kütleler saptanır. Kesinlikle iyi huylu­dur. Dokular incelendiğinde bağdoku ve epitel hücrelerinin çoğaldığı görü­lür. Çok sayıda kist de bulunabilir. Hastanın genel durumu iyidir. Bazı uzmanlar fibrokistik meme hastalığı­nın tümöre dönüşebileceği görüşünde­dir. Bazılarına göre, tümör saptanan hastaların yüzde 20’sinde önceden fib­rokistik meme hastalığının bulunduğu belirlenmiştir. Bu nedenle fibrokistik meme hastalığı ortaya çıktığında hasta belirli aralıklarla kontrol edilmeli, mammografi ve termografi gibi incele­meler yapılmalıdır. Kuşkulu olgularda biyopsi de gerekebilir.

         

                                                     RİSK FAKTÖRLERİ


Kadın: Kadın olmak meme kanseri oluşum riskini artırır. Fakat meme kanseri olan her 100 kadına karşılık 1 erkekte aynı hastalık görülecektir.

Yaş: Yaşlandıkça taşıdığınız risk artar. Doksan yaşına kadar yaşayacağınız varsayılırsa, tüm yaşamınız boyunca meme kanserine yakalanma riskiniz yaklaşık %14'tür. Bu durum kulağa korkunç gelebilir, çünkü 90 yıllık bir yaşam süresinde yaklaşık yedi kadından birinde meme kanseri görülmesi anlamına gelmektedir.

Genetik faktörler:Günümüze kadar kalıtıma bağlı meme kanserleri iki gen ile ilişkilendirilmiştir:
Meme kanseri geni 1 anlamına gelen BRCA1 ve meme kanseri geni 2 anlamına gelen BRCA2 genleri:
Bu genlerin görevi meme hücrelerinin normal olarak gelişmelerini sağlamak ve kanser hücrelerinin çoğalmasını engellemektir. Ancak bu genlerde bozukluk veya mutasyonlar olursa meme kanseri riskinde artış meydana gelir. Anormal BRCA1 ve BRCA2 genleri tüm meme kanserlerinin yaklaşık %10'undan sorumludur.
Anormal BRCA1 veya BRCA2 geni taşıyan meme kanserli hastaların aile öykülerinde meme kanseri, yumurtalık kanseri veya her ikisi yer alır. Ancak, meme kanserli kadınların çoğunun aile öyküsünde meme kanserinin bulunmadığının da unutulmaması gerekir. BRCA1 ve BRCA2'nin tanımlanmasıyla meme kanseri tarama ve tedavisinde yeni teknikler geliştirilmiş ve hastalık riski azaltılmıştır.
Çevresel Faktörler ve Meme Kanseri Riski:
Meme kanseri ve daha birçok hastalık riskini etkileyebilen birçok faktör bulunmaktadır: ne yediğiniz, yaptığınız egzersiz miktarı, sigara içip içmemeniz, çevrenizdeki kimyasallar ve daha niceleri. Ancak, belirli yiyecek veya kimyasalların yüksek veya düşük meme kanseri riskiyle kesin olarak ilişkili olduğunu söylemek zordur. Araştırıcılar halen, belirli yaşam tarzı ve çevresel faktörlerin meme kanseri riskini nasıl etkilediği konusunda mümkün olabildiğince bilgi elde etmek için yoğun olarak çalışmaktadırlar.
Deodorant/ter önleyiciler ve meme kanseri riski Deodorant/ter önleyiciler meme kanseri riskini arttırmaz. Saç boyası ve meme kanseri riski Araştırma sonuçlarına göre saç boyası ile meme kanseri riski arasında bir ilişki yoktur. Doğum kontrol hapları ve meme kanseri riski Doğum kontrol hapları ile meme kanseri riski arasında ilişki yoktur.
Erken adet ve geç menopoz: 12 yaşından önce adet başlangıcı ve 50 yaşından sonra menopoz meme kanseri riskini arttırır.

Doymuş yağ oranı yüksek beslenme: Yağların cinsleri önemlidir. Kanola yağı ve zeytin yağı gibi tek bağlı doymamış yağlar meme kanseri riskini artırmazken mısırözü yağı ve et gibi besinler riski artırır.

Meme kanserinde aile hikayesi: Aile hikayesinde meme kanseri olanlar hastalığın oluşması bakımından yüksek risk altındalar. Fakat meme kanseri olan kadınların %85' inin ailesinde meme kanseri hikayesi yoktur.

Aile hikayesi sadece anne, kız ve kız kardeşten oluşan yakın akrabaları kapsar. Eğer aile bireylerinden menopoza girmiş, 50 ve daha üstü yaşta meme kanseri teşhisi konmuş olan biri varsa hayat boyu risk sadece %5 artar. Aile bireylerinden menopoz olmamış olanın riski %18,6' dır. Eğer yakın aile bireylerinden menopoz öncesi ve iki taraflı meme kanseri olan varsa, hayat boyu risk %50' dir.

Belirgin bir şekilde pozitif aile geçmişi olan ve menopoz öncesi meme kanseri olan kadınlar, mamografi çektirmeye aile bireylerinin teşhis yaşından 10 yıl önce başlamalılar. BRCA-1 ve BRCA-2 gen testleri yüksek riskteki hastaları belirleyebilir. Bu sadece meme kanseri için değil epitelyal tümörler ile yumurtalık ve kolon kanserleri için de geçerlidir.

Geç yada hiç doğum yapmamış olmak: 35 yaşına kadar hamilelik bir şekilde koruyucudur. Rahibelerin yüksek meme kanseri riski vardır.
                                             

 

                         MİYOM (MYOM) KİST POLİP RAHİM KANSERİ
                                VE GÖGÜS TÜMÖR &KANSER&KİSTLER
                        TEDAVİLERİ MÜMKÜN OLAN HASTALIKLARDIR

TÜM BAYANLAR MUTLAKA OKUYUNUZ..!

KADIN HASTALIKLARI

A – KADIN CİNSEL VE ÜREME ORGANLARI 

Yumurtalıklar 

Yumurtalıklar kadınlarda sağlı sollu 2 adet olup, onların cinsel bezeleridir. Bu yumurtalıklar karnın alt tarafında kasıklara yakın yerdedirler. 

Yumurtalıklar, erkeklerin husyeleri gibi olup, hayli karışık görevleri vardır, bunların en önemlisi: 

-         Yumurta meydana getirmek,
 -
         Yumurtalık hormonlarını salgılamak. 

Yumurtalıklar birer badem iriliğinde ve beyaz renktedirler. 

Yumurta 

Erkeklerin sperması gibi kadınların da yumurtaları vasıtasıyla yumurta meydana getirirler.

Kadınlarda her 28 günde 1 yumurta meydana gelir.

Yumurta Kanaları 

Yumurtanın rahime kadar ulaşmasını sağlayan 10 cm kadar boyda borulardır. İç kısımları gözle görülemeyecek kadar dardır fakat bu borular içinde yumurta ve erkek tohumları gezinebilirler ve birbirini bulurlar. 

Yumurta kanaları yumurtayı içine almak için baş tarafı huni gibidir ve bu huninin baş tarafındaki çıkıntılar yumurtlama zamanı, yumurtaya doğru uzanarak çıkan yumurtanın içlerine düşmesini sağlar. 

Döl Yatağı (Vajina) 

Erkekle cinsel temas sırasında erkeğin kamışı bu kısma girer ve spermasını buraya boşaltır, onun için bu kısma DÖL YATAĞI denir. 
-
         Cinsel temasta zevk almayı sağlar,
-
         Erkek spermasını toplar. 

Rahim 

Bu organ döllenmiş yumurtanın tutulup bebeği meydana getirmesine yarar. Rahim karnın alt tarafında kalın barsak ile mesane arasında arasın da sıkışmış incir büyüklüğünde bir organdır. Rahim üst taraflarına yumurta kanalarına alt tarafında da döl yatağı ile irtibatlıdır. 

RAHİM VE HORMONLARLA İLİŞKİSİ 

 Rahim iki regl arasındaki 28 günde yan kasları değişiklik gösterir. Her ay, gelecek yumurtanın döllenip orada tutunup gelişeceği ümidile, follikülin hormonu etkisiyle rahim kasları kalınlaşır, kan damarları şişer, böylece rahim içi hayli şişkinleşir. 

Bu kalınlaşma ve damarların şişmesi regl bitiminden yumurtanın yumurta kanalına düştüğü güne kadar oluşur (1 – 14 üncü gün). 14 üncü günden sonra follikülin hormonu yanında Sarı Cismin vermeye başladığı PROGESTRON hormonu da rahime etki etmeye başlar ve rahim kenarları iyice şişer, bol kan ve gıda maddesi gelmeye başlar. 

Gelen yumurta döllenmiş olurda rahime tutunursa 27 inci güne doğru Sarı Cisim erir hormon miktarı azalır rahime gelen gıda ve kana ihtiyaç kalmaz ve rahimin şiş yüzeyinde damar patlaması olarak Regl kanamsı olur. O zamana kadar o kısma gelmiş gıda maddelerini regl kanı süpürüp dışarı atar. 

AYLIK (İki Regl Arası) GELİŞME 

Hanımlar bluğ çağına girmelerinden itibaren normal olarak 28 günde bir regl olurlar. Bu 28 gün zarfında bir defa yumurtlarlar bu yumurta döllenmezse 28 gün regl kanaması olur ve bu olaylar MENOPOZ (Kesilme) yaşına kadar sürer gider. 

Aylık yani bu 28 günlük gelişme (devir) iki kısma ayrılır: 

1’inci kısım: Regl’in olduğu ilk günden 14’üncü güne kadar yani yumurtanın olgunlaşıp yumurta kanalına düşene kadar ki zamandır. 

2’inci kısım: yumurtlamadan yeni regl’in görüldüğü ilk güne kadarki ikinci 14 gündür. 

Pek çok kadında bu normalde 28 günlük olan süre tam olmaz bazılarında 28 günden fazla bazılarında 28 günden kısa sürer. 

Bu süre değişikliği yukarıdaki iki kısımdan  1 incisinde olur yani regl gününden yumurtlama gününe kadar  olan süre uzar veya kısalır. 

Yumurta döllenmezse 28’inci günü, rahimde kanama olur ve bu kan regl kanı olarak dışarı akar gider. 

B – CİNSEL ORGANDAKİ HASTALIKLAR ve BOZUKLUKLAR 

1)      UD YERİ KAŞINTISI 

Genç kızları ve evli kadınları en çok rahatsız eden şeylerden biri ud yeri kaşıntısıdır. 

Ud yeri kaşınması denilince: 

-         Vulva yani dış cinsel organ kaşınması, veya

-         Vajina (döl yatağı) kaşınması anlaşılır. Bu her iki kaşıntıyı çeşitli nedenler yapar. 

Kaşıntıları gidermek için, kaşımak o an için rahatlatır gibi olur ama arkasından kaşıntı daha fenalaşır şiddetlenir ve dayanılmaz hale gelir. Bu nedenler kaşımadan ziyade rahatsızlığı kökünden giderme çareleri aranmalıdır. 

Bazen kaşıntı yanma ile birlikte olur. Genellikle kaşıntı geceleri olur ve hastayı uyutmayarak sinir sisteminin bozulmasına neden olur. 

Kaşınma:           

-         Beslenme hatalarından,

-         Şeker hastalığından,

-         Çeşitli mikroplardan,

-         Bazı parazitlerden,

-         Beyaz akıntıdan olabilir.

 

2)      BEYAZ AKINTI 

Genç kızlar bluğ çağına girerken, yumurta akı şeklindeki rahim ağzı salgısı dışarı akar bu tabiidir. Daha sonra regl’e 2 – 3 gün kala veya regl’den 2 – 3 gün sonra yine bu akıntı olabilir. 

Ayrıca Kansız, zayıf, hazımsızlık çeken, s,n,rleri bozuk kız ve kadınlarda da beyaz akıntı olabilir. 

Bazen (ud yeri kaşıntısı) yapan etmenlerden de beyaz akıntı olur. Her neden olursa olsun beyaz akıntı vaktinde tedavi edilmezse zamanla ilerler ve akıntı yeşil-sarı, pis kokulu bir hal alır. Kilotu kirletir ve ud yerinde kaşıntıya sebep olur. 

Giderilmesi 

·        Belirli bir sebebi varsa önce o giderilir.

·        Hastalık geceye kadar mümkün mertebe ayakta az durmalı ve uzun yürüyüşlerle yorulmamalıdır. Sadece günün güneşli saatlerinde açık havada yorulmadan kısa yürüyüşler faydalıdır.

·        Diet. 

Beslenmenin beyaz akıntıda önemi büyüktür. 

** Bol iyotlu ve demirli gıdalar yemelidir.

** Sık sık madensuyu içilmelidir.

** Yasak olan şeyler : alkol, sigara, pastırma, sucuk, kaşar, tulum peynirleri. Akıntı süresince cinsel temas olmamalı. Bedenen fazla yorulmamalıdır. 

3) VAJİNA İLTİHABI 

Trichomonas paraziti, çeşitli bakteriler Monilia albicans mantarı gibi etmenler vajinada iltihaplanmaya neden olurlar.

Vajinadan akıntı olur. Doktor iç kısma bakınca vajinanın iç yüzeyinde yer yer kabarıklar ve kızarmalar olduğunu görür. 

4) RAHİM URU (Fibrom) = Miyom

Rahimde meydana gelen ve pek çok kadında görülen Ur’a Rahim Uru Miyom veya Fibrom denir. Bu urlar başlangıçta fazla acı ve ağrı yapmaz ve zararsızdır ancak tedavi edilmezlerse çeşitli rahatsızlıklara yol açabilir. 

Önceleri fındık iriliğinde olan ur zamanla büyür, elma, portakal hatta 10 – 15 kg. ağırlıkta lahana gibi olabilirler. 

Rahim uru daha çok çocuksu kadınlarda ve her yaştaki kadınlarda olursa da genellikle 30 – 40 yaş arası fazla görülür. Kesilme (menopoz) döneminden sonra pek görünmez. Hatta o zamana kadar mevcut ur menopoz döneminde ufalmaya erimeye başlar. 

Belirtileri 

Rahimde ur meydana gelmesi şu belirtilerle kendini belli eder: 

1)      Regl kanmaları eskiden 4 – 5 gün sürerken son aylarda bu 6 – 7 gün sürer ve akan kan miktarı eskisine nazaran daha fazla olur. Veya,

2)      İki regl arası günlerde kanamalar görülür, veya,

3)      Yine regl arası günlerde beyaz akıntı veya gül rengi akıntı olur. (Yalnız regl kanamalarının uzun sürmesi veya iki regl arası günlerdeki kanama : Rahim kanseri, yumurtalık ve rahimdeki şişmeler ve kan hücümundan düşük veya kürtaj sonunda içeride parça kalması halinde de olabilir, bunu doktorlar rahatça tesbit eder.) 

Zamanla ur büyüdükçe aşağıdaki belirtiler hissedilmeye başlanır: 

4)      Vücudun alt tarafında makatla ud yeri arasında baskı ve ağırlık hissedilir.

5)      Bu kısımda zaman zaman ağrı olur ve bu ağrı kalçalara doğru yayılır.

6)      Ur zamanla daha da irileşirse karın şişer. Büyüyen ur o civardaki organlara baskı yapar, bunu sonucu:

7)      Bacak toplardamarlarını bastırarak bacaklarda şişmelere neden olur.

8)      Ana sinirleri sıkıştırarak makattan topuğa kadar siyatik sinirinin ağrımasına sebep olur.

9)      Kalın bağırsağa baskı yaparak kabızlığa neden olur.

10)  Mesaneyi bastırır ve idrar borusunu sıkıştırarak işemeyi sık sık ve azar azar yaptırmaya sebep olur.

11)  Bazen bu zararsız rahim uru kanser uruna çevirir ve hastanın hayatını tehlikeye sokar. 

Doktorlar el ultrason ve röntgen muayenesi ile ve laboratuar tetkikleriyle rahim urunu tesbit eder ve tedavisine geçer. 

Sebebi 

Rahim urunun olmasında çeşitli faktörler bir arada etki eder. Bu çeşitli iç ve dış etkenler vücutta çeşitli artık maddelerini ve zehirlerin birikmesine ve vücudun zayıf yerlerinde toplanmasına ve orada ur polip vb. arızaların doğmasına neden olur. 

Rahimde ur mikropların etkisiyle meydana gelmiş bir rahatsızlık değildir. Rahmin iç ve dış kısmında zayıf kalan kısımlarda pislikler ve zehirli maddeler birikerek orada yuvarlak ve yumuşak şişkinliklerin doğmasına sebep olurlar. 

Bazı kadınlarda doğuştan yada sonraki etkenlerle rahim zayıf kalabilir. Kan dolaşımının fazla olduğu rahimde zayıf noktalarda zehirlerin ve pisliklerin etkisiyle bu nevi urlar şişlikler meydana gelir. 

Rahimi zayıf düşüren ve dolayısıyla onda ur veya benzeri rahatsızlıkların doğmasına neden olan iç ve dış etkenleri şöyle sıralayabiliriz: 

1)      Tüm organların ve bu arada rahmin güçlü kalabilmesi ve sağlığını koruyabilmesi için dengeli ve yeter beslenmesi gerekir. Beslenmeye önem vermeyen bilhasa vitamin ve minerallerce fakir yiyecekleri çok yiyende rahim zayıf düşer bunlarda ur çok olur.

2)      Vücutta fazla zararlı madde bırakan sigara alkol, kahve, içenlerde pastırma sucuk sakatat, bayat yiyecekleri çok yiyenlerde diğer hastalılar yanında rahim uruda çok olur.

3)      Havası rutubetli, pis, ışık almayan yerlerde çalışan veya oturan kadınlarda kan yeterince temizlenemez dolayısıyla her nevi hastalık bunlarda da çok görülür.

4)      Çeşitli nedenlerle sinir sistemi bozuklukları olanlarda (geçimsizlik, kıskançlık, cinsel tatminsizlik, bekarlık, çocuksuzluk ekonomik sıkıntılar) tüm salgı sistemini bozar dolayısıyla vücutta genel bir zayıflık güçsüzlük doğar. Bu gibi hanımlarda rahim uru fazla görünür. Bunlar iyi ve dengeli beslenmelerde yediklerinden tam yararlanamaz ve vücutları dayanıksız kalarak çeşitli hastalıklara ve bu arada rahim uruna çok tutulurlar. 

5)      POLİP 

Rahim içinde meydana gelen saplı ura polip denir. Regl dışı kanamalarla kendini beli eder daha ziyade hormon dengesizliği ve cinsel tatminsizlikle meydana gelir.  

Menopoz dönemine girince bazen bunlar erir gider bazı hallerde doktorlarca ufak bir operasyonla alınabilirler. 

6)      RAHİM İLTİHAPLANMASI 

Rahim alttan ve üsten kapalıdır ve bu nedenle kolay kolay mikroplar giremez ama kan ile veya bazı arızalar sonucu mikroplar bazen rahme kadar ulaşır ve onun iç yüzeyini iltihaplandırabilir. 

-         Bazı cinsel hastalıklara (bel soğukluğu) yakalanma;

-         Doğum ve düşük sonrası enfeksiyonlar;

-         Kürtaj sonrası olacak enfeksiyonlar;

-         Yeterli ve dengeli beslenmeyenlerde tüm organlar zayıf ve dayanıksız kalır ve en ufak şeyde hastalanabilir.

-         Kanı zehirleyen sigara çalışma veya oturma yerinin havasının pisliği, kabızlık, çürük diş, bademcik, apandisit gibi nedenleri olanlarda da kanda mikrop çoğalır ve bunlar rahime kadar ulaşarak onu hastalandırabilirler. 

Belirtileri 

-         Hasta karnın alt tarafında bir ağırlık hisseder. Rahimde ağrı olur ve bu ağrı böbreklere kasıklara ve kalçalara doğru yayılır ve ayrıca hasta sık sık işeme ihtiyacı duyar ve ateşi yükselir.

-         Doktor vulvadan rahim ağzına bakınca, rahim ağzında yapışkan beyaz bir sıvı görür hastalık eskidikçe bu sıvı koyu ve irinli bir hal alır bu akıntı zamanla vajinadan dışarı akmaya başlar.

-         Rahim ağzı kızarmıştır.

-         Tedavi geçikirse hastalık yumurta kanallarına ve yumurtalıklara kadar geçer ve zamanla kısırlığa neden olabilir. 

7)      RAHİM KANSERİ 

Rahim kanseri önemli bir konudur ve oluş nedenleri ile tedavi yöntemleri iyi bilinirse kurtulunur. 

8)      YUMURTALIK KİSTİ 

Kadının regl’leri gayri muntazam olmaya başlar. Bazen yumurtlamanın olmadığı görülür (sıcaklık grafiği ile bu tespit olunabilinir). 

Röntgen muayenesinde yumurtalığının biri veya her ikisi üzerinde çok sayıda veya 1 tane yuvarlak ur görülür. 

Yumurtalıkta kistin oluşmasında regl düzensizliği ağrı oluşu, yumurtalık iltihaplanması, hormon dengesizliği gibi nedenler rol oynar. 

9)      YUMURTA KANALLARI İLTİHAPLANMASI 

Sebebi 

Rahim iltihabı yapan mikroplar yumurta kanallarını da iltihaplandırırlar. Aynı şekilde verem mikropları da yumurta kanallarının en büyük düşmanıdır. Çocukluk veya gençlik devresinde verem geçiren kızlar için en büyük tehlikelerden biri yumurta kanlarlının verem mikrobunca iltihaplanıp tıkanması ve sonunda kısır kalmalarıdır. Her nevi yumurta kanalı iltihabı vakit geçirmeden tedavi edilmelidir. Aksi halde ileride kısırlığa neden olabilir. Bazen yumurta kanallı iltihabı eskir ve oradan karın zarına geçer peritonite sebep olabilir. 

Kanalları iltihaplandıran mikroplar her zaman vücut içerisinde bulunabilir. Vücudu ve kanı etkileyen etkenler, çeşitli organların koruma gücünü azaltır ve en ufak şeyde bu mikroplar organları hastalandırır. 

Aşırı sigara, kahve, alkol, peklik, uykusuzluk, bedene ve beynen fazla çalışma dengeli ve yeterli beslenmeme yeterince çiğ sebze ve meyve yememe kansızlık gibi nedenler vücudu zayıf düşürü ve kolay hastalanmalara sebep olur. 

Belirtisi 

Yumurta kanalarından birinin veya her ikisinin birden iltihaplanması: 

-         kasıklarda karnın alt tarafında veya her iki tarafında birden kuvvetli bir ağrı sancı, şişkinlik bulantı kusma hissedilir. Hafif ateş ve kalp atışınta artma olur. Bu ağrının regllerle ilgisi yoktur ağrı sürekli devam eder gider.

-         Yumurta kanalı iltihabı olan kadınlar cinsel temasta acı duyar bu nedenle cinsel temas istemezler ve onlara zevk değil acı verir.

-         Doktorlar röntgenle kanalların hangisinin tıkalı olduğunu tesbit ederler.

 10)  YUMURTALIK VE YUMURTA HUNİSİ İLTİHAPLANMASI 

Yumurtalık kadınların en mühim cinsel organıdır. Yumurtalıksız kadın kadın olmaz. Hormonları ile cinsel yaşamı sağlar. Yumurtalık hayli garantili muhafaza altına alınmıştır buna rağmen çeşitli etmenlerle hastalanabilir. En önemli hastalığı İLTİHAPLANMASIDIR. 

Sebebi 

-         Döl yatağı (vajina) veya rahimin hastalanması ve mikropların oradan yumurta kanallarına ve yumurtalıklara kadar geçmesi.

-         Kasıkların fazla üşümesi soğuk mevsimlerde ince giyinme, soğuk denizde uzun süre kalma veya ıslak mayo ile oturma vs.

-         Süreğen bir apandisite mikroplar yakınındaki yumurtalıklara geçebilir.

-         Çocuk düşürme.

-         Karnın alt kısmında, kasıklarda kan dolaşımının yavaş olması gibi nedenlerden yumurtalıklar hastalanabilir.

 

Belirtisi 

-         Yumurtalıkları iltihaplanan bir kadın otururken, kalkarken, sağa sola dönerken yani vücut hareketi yaparken karnın alt kısmında bir ağrı hisseder.

-         Cinsel temas sırasında kadın fazla ağrı duyar bu yüzden cinsel temastan kaçınır.

-         Beyaz akıntı olur ve bu akıntı zamanla irine karışık gelir.

-         Kadında çalışmaya karşı isteksizlik olur.

-         Bedeni ve ruhi tükenme ve bezginlik belirir.

-         Yumurtalık normal çalışmaz ve yeterli follikülin hormonu vermez bu durum kadının sinirlerini bozar.zamanla yaşam istek ve gücünü kaybeder. Bu birinci derecedeki bozukluklar kadında zamanla aşağıdaki ikince derce bozuklukların doğmasına sebep olur:

-         Vajinada yeterli süt asidi meydana gelmez, dolayısıyla vajina mikroplara karşı korunamaz olur orada zararlı mikroplar üreyerek beyaz akıntıya sebep olur.

-         Karın kasları katılaşır ve sertleşir.

-         Bu arada yumurtalıkların yeterince çalışmaması merkez hipofiz bezesini etkiler bu beze sürekli uyartı yapmak zorunda kalır bu uyartı tiroid bezinide etkiler ve bu beze normalin üzerinde çalışmaya başlar bunun sonucu:

·        Baş ağrısı,

·        Karnın alt kısmında ağrılar,

·        Barsaklarda şişlik ve kramplar meydana gelir.

-         Regller gayrimuntazam ve ağrılı acılı olmaya başlar.

-         Kadında kısırlık baş gösterir, hamile kalamaz olur.

 

V – REGL BOZUKLUKLARI 

REGL YOKLUĞU 

Regl yokluğu iki şekilde olur. 

-         Bluğ çağına gelince 13-14 yaşında regl görülmez. Buna primer regl yokluğu denir daha çok rahmin ve yumurtalıkların gelişmemesinden çocuksu kalmasında olur. Bazı kızlarda da rahim eğridir ondan olabilir.

-         Birde olup gelirken genç ve orta yaşlarda regl kesilir. Buna sekonder regl yokluğu denir. Bunun sebebi:

·        Hamile kalmış olmaktan,

·        Genellikle ruhsal sıkıntı şok korku ve ağır üzüntüden olabilir. Nitekim 2. Dünya harbi sırasında Avrupa’da pek çok kadında regl kesilmesi olmuştur, harp bittikten sonra yıllarca bu korkunun etkisiyle reglleri olmamıştır.

·        Rahim ve yumurtalıkların üşütülmesi regli kesebilir.

·        Yaşamdaki bir değişiklik, başka il veya bir ülkeye gitme, çalışma hayatına atılma gibi nedenler.

·        Uzun süren oruçlar perhizler vücudu zayıf düşürü ve regl kesilir.

·        Kansızlıktan yumurtalıkların zayıf düşmesinden az hormon vermesinden.

·        Ateşli bir hastalıktan bazı ilaçlardan.

·        Beslenme yetersizliğinden veya dengesizliğinden .

 

Sekonder nedenlerden olup genel reglin kesilmesi o kadında: 

·        Sıcaklığın yükselmesi (bilhassa geceleri yanar),

·        Baş dönmesi, baş ağrısı,

·        Sık sık burun kanaması,

·        Kalçalar arasında ağır ağrıya neden olur. 

Regl’in normal olması o kadının tümüyle sağlıklı olduğunu gösterir. 

Regl kadınların sağlığını gösteren bir barometre sayılır. Regller ağrısız acısız ve zamanında olmuyorsa sebebi bulunup giderilmelidir. 

REGL’İN FAZLA KANAMA YAPMASI 

Regl normal olarak 4 gün sürmekte ve kanama da belirli miktarlarda olur. Bazı hanımlar bluğa girmelerinden itibaren her ayki reglleri fazla kanamalı olur ve onları kansız halsiz bırakır. 

Bazılarında da regl kanamaları fazla olup gelirken, orta veya ileri yaşlarda bazı hastalanmalar veya hormon değişiklikleri sonucu regl kanamaları fazla olmaya başlar. Bu rahatsızlıklar sonucu 4 gün süren regl daha uzun süre 5-6 gün devam eder ve gelen kan fazla olur. Bu da o kadını çok sarsar. 

Sonradan regli bu hale getiren en önemli hastalıklar:

-         Rahimde Adi Ur meydana gelmesinden;

-         Rahimde kanser oluşmasından;

-         Rahmin iltihaplanmasından;

-         Herhangi bir nedenle Follikülin hormonunun normalden fazla olmasından ileri gelebilir. Bu sebeple önemlidir. Regl kanamasının fazlalığı yada iki regl günleri arasındaki kanamalar bu hastalıklardan varlığın birini işaret edebilir. Önemle üzerinde durmalıdır. Daha küçük yaştan beri fazla olup genel regl kanamaları ayrı bir konudur, vücut artık ona alışmıştır ancak yaş ilerledikçe buda zararlı olmaya başlayabilir orta ve ileri yaşlarda aşırı regl kanamaları dikkatle takip edilmeli ve nedeni bulunup giderilmelidir. 

Not: Fazla kanaması olanlar Aspirin ve benzeri kanamayı artırıcı ilaçlar almamalıdırlar. 

AĞRILI VE GÜÇ REGL 

Regller normal olarak ağrısız  sancısız olmalıdır. Fakat bazı nedenlerle bazı kız ve kadınlarda reglden 1 – 2 gün önce başlamak ve regl süresince devam eden: 

-         Rahimde ve iki kalça arasında ağrı ve sızı olur.

-         Bazı kadınlarda regl ağrısız olup giderken, rahim veya yumurta kanalında meydana gelen iltihaplanma sonucu regller ağrılı sancılı olmaya başlar.

-         Bazı kadınlarda ilk cinsel temastan sonra iltihap geçirirler ondan sonra reglleri ağrılı olmaya başlar.

-         Bluğ çağına girişten beri reglleri ağrılı acılı olanlardan rahimde eğiklik vardır. Ondan ağrı yapar.

-         Hormon dengesizliği ve azlığından da regl ağrılı sancılı olabilir.

-         Normal olup giderken bazı vitamin ve mineraller yetersizliği regl ağrılarının olmasına sebep olur.

 

Belirtileri 

Güç ve ağrılı regl sadece kasıklarda ağrı ve sancı yapmakla kalmaz aşağıdaki belirtilerde getirir:

 

-         Karaciğerde ağrı,

-         Peklik çekilir,

-         Regl öncesi-sonrası-sırasında ağrı baş ağrısı,

-         Kasıklarda ve arkada iki kalça arasında ağrı olur,

-         Regl normal olarak 4 gün sürer bazı kadınlarda 5 – 6 gün sürer,

-         Bazı kadınlarda gelen kan içerisinde irili ufaklı pıhtılar görülür, 

Zamanımızda ki olanaklarla tüm bu anormallikler giderilebilir ve giderilmelidir de. 

Karaciğerimizin vücudumuzda çok önemli bir yeri vardır. Bunlar arasında kadın ve erkek cinsel bezelerinin (yumurtalık ve husyelerin) normal çalışmalarına yardım eder. Yumurtalık genellikle miktar follikülin (Oestrogen) hormonu salgılaması için yumurtalıklara gerekli maddeleri sağlar ve işi biten hormonları da toplayıp onları parçalar.  

Kadınlarda regller önemli B vitaminleri ve bilhassa B6 vitamini eksikliği yaratır. Bu nedenle regl’den birkaç gün önce ve regl süresi günlerince B vitaminleri grubu, regl sırasındaki tansiyon yükselmesini ve diğer rahatsızlıkları giderir. 

Bu süre zarfında karaciğer yeterince B vitaminleri ve proteince beslenirse regl sırasında açıkta kalan ve rahatsızlıklara neden olan hormonları alır, parçalar ve rahatsızlıkları önler.

 

VII – MENOPOZ (KESİLME) DÖNEMİ 

Kadınlar genellikle 45 – 50 yaşına doğru kesilme dönemine giriler. Bu yeni devrede kadında bedeni ve ruhi çok değişiklikler olur. Kesilme dönemi yaşı çeşitli şartlara göre değişir. Çin ve diğer uzak doğu ülkelerinde 70 yaşından sonra kesilir ve o zamana kadar doğum yapabilir. 

Kesilme dönemine girince yumurtlama ve dolayısıyla regl kanarlı kesilir yumurtlama ile ilgili çeşitli hormon salgıları duru ve azalır. 

Kesilme dönemi yani yumurtalıkların duraklama devresine girmesi karşısında hipofiz bezi onu uyarmak için çalışır fakat bu yumurtalıktan ziyade Tiroid ve böbreküstü bezlerin uyartılmasına sebep olur. 

Bu dönemdeki hipofiz bezesinin uyartılması tiroid bezi tepkisi her kadına göre değişir. 

-         Eğer Tiroid bezi fazla çalışırsa o kadında:

·        zayıflama olur,

·        öfkeli ve heyecanlı bir tip halini alır,

·        kalp atışı anormalleşir ve artar,

·        zaman zaman ateş nöbeti gelir,

 

-         Tiroid bezi az çalışırsa:

·        kadın şişmanlar (ekseri kadın menopoz da bu yüzden şişmanlar).

·        Fazla üşüme olur.

·        Vücudun kaslarında ve oynak yerlerinde romatizma ağrıları başlar. 

Hipofiz bezesinin uyartısı sonucu böbreküstü bezeleri daha fazla çalışmaya başlar ve bunlar kadın vücuduna erkeklik hormonu verirler. Böylece menopoza giren kadın erkek huyları olmaya, evde otorite olmak isteğine düşer. 

Ayrıca: vücutta menopoz dönemindeki hormon dengesinin bozulması sonuçu: 

·        Tansiyon yükselir.

·        Kanda şeker artar.

·        Çarpıntı, ateş nöbeti gelir.

·        El ve ayakta titremeler olur.

·        Hazım zorluğu ve peklik ortaya çıkar.

·        Genel bir uyuşukluk ve peklik görülür.

 

A – KESİLMENİN NORMAL SEYRİ

 

a)      Regl Durumu:


Kesilmenin en belirgin durumu regl olmamaya başlanmasıdır. İlk önceleri regl kanmaları azalır, zamanla hiç kan gelmez olur. Regller bazı kadınlarda seyrek ve düzensiz olmaya başlar. Hatta bazı kadınlar yılda iki defa regl görmeye başlar. Kesilme normal olarak 12 – 24 ay sürebilir. Bazı kadınlarda kan yerine beyaz akıntı gelmeye başlar. 

Bazı kadınlar kesildikten 1 – 2 yıl sonra yeniden kan görmeye başlar. Bunlar: rahim uru rahim iltihabı veya rahim kanserinden şüphe etmeli hemen doktora girmelidir.

 

b)      Cinsel Organdaki Değişmeler: 

Kesilme sırasında rahime ve yumurtalıklara fazla kan gelir bu da oralarda kaşıntıya neden olur.

 

c)      Bedensel Değişmeler: 

Kesilme döneminde kadınların çoğu şişmanlar. Memeler büyür. Baldır ve kalçalar yağlanır. Ense ve çene altı şişmanlar. Ses kalınlaşır. Bakışlar matlaşır. Bazı kadınlarda seyrek bıyıklar türer. Kol ve bacaklarda sert kıllar çıkar.

 

d)      Nöbet Gelmesi: 

Kesilme döneminde ara sıra yüz ve boynu ateş basar, terler. Bazılarında nöbet tüm vücuda gelir nöbet seyrek veya sık olabilir.

 

B – KESİLMENİN NEDEN OLDUĞU RAHATSIZLIKLAR 

Yukarıdaki rahatsızlıklardan başka bazı kadınlarda aşağıdaki rahatsızlıklarda belirir.

 

a)      Rahim Kanamaları: 

Menopozda hormon dengesizliğinden regl günleri ve iki regl arası kanamalar fazla olabilir. Sık sık ve bol kan gelmesi normal sayılmaz, doktora görünmelidir.

 

b)      Rahim Uru: 

Genellikle kesilme döneminden önce rahimde ur oluşabilir ve bu, kadını pek rahatsız etmeyebilir ama kesilme dönemine girince ur büyür. Bu pek korkutucu değilidir ama yanlış müdahalede bulunulursa bu adi ur kansere dönüşebilir.

 

c)      Meme Uru: 

Kesilme döneminde memeler dikkatle takip edilmelidir. Bu devredeki fazla follikülin hormonu göğüslere kan hücumuna ve düğümlenmeler kiste sebep olur. Meme urları her zaman kansere dönüşmez ama bir tehlike vardır. Aşırı meme ağrılarında doktora gitmelidir. Fazla follikülin memelerden sarı yapışkan sıvının gelmesine neden olabilir.

 

d)      Kansızlık: 

Menopoz dönemindeki sık ve fazla kanamalar kadını kansız bırakır. Kansızlık sonuçu hazımsızlık da başlar. Kansızlık çarpıntıya ve sinir bozukluklarına de neden olur.

e)      Diğer Kanamalar: 

Menopoz döneminde bazı kadınlarda hemoroid burun mide akciğer memelerde de kanamalar olabilir. Özellikle tansiyonu yüksek olanlarda görülür.

 

f)       Tansiyon: 

Menopoz dönemi süresince kadınların bazı kadınların tansiyonu yükselir ve bazı rahatsızlıklara sebep olur.

 

g)      Kalp Rahatsızlıkları: 

Menopoz döneminde kalp atışları zaman zaman yavaşlar veya hızlanır kalp ağrıları ve kalp yetersizlikleri meydana gelir. Eskiden kalp rahatsızlığı varsa bu daha artar.

 

h)      Toplar Damar Arızaları: 

Menopoz döneminde hemoroid ve vairs azgınlaşır ve artar.

 

i)        Kemik ve Eklemlerdeki Değişiklikler: 

Menopoz döneminde yeterli kalsiyum alınamaz. Eklemlerde romatizma ağrıları artar veya meydana gelir. Omuz başlarında dayanılmaz ağrılar olur. Kol ve bacaklarda kesiklik meydana gelir. Omurilikte disk kaymaları meydana gelir.

 

j)        Şeker Hastalığı: 

Pek çok kadında kesilme döneminde şeker hastalığı meydana gelir. Bu şekilde meydana gelen şeker hastalığında kadının diş etlerinde devamlı yanma dişlerde çürüme ağızda kuruluk, gözde vakitsiz katarakt, kaşıntı, egzama, boyunda şişme ve çıban hasıl olur. 

Kadınlarda genellikle 45 – 50 yaşında şekere tutulma bu yüzden fazla olur. Şişmanlarda şeker daha çok olur.

 

i) Şişmanlık:
Kesilme döneminde kadınlar oburlaşır, ayrıca ağrıları nedenliyle hareket azalır ve vücut yağlanır.

 

m) Salgı Bezleri Hastalıkları: 

Cinsel hormondaki dengesizlik diğer bezelerinde çalışmasını alt üst eder zincirlemeye bozukluklara yol açar.

 

Böbreküstü Bezesi ve Erkeklik: 

Kesilme döneminde böbrek üstü bezlerin fazla çalışması kadında bazı erkeklik belirtilerinin doğmasına neden olabilir. Bazı kadınlarda bu değişme çok fazla olur, bıyık sakal çıkar, ses kalınlaşır. Erkek tavrı almaya başlar. Bazıları hatta cinsel yönden erkek gibi davranmaya başlar ve kadınlara sataşır.

 

Tiroid Hastalıkları: 

Kesilme döneminde bu bezenin çalışması artar bunun sonucu kadında Basedow hastalığı meydana gelebilir veya tersine bazı ender kadınlarda da tiroid bezi az çalışır, bunu sonucu: 

-         sürekli uyma isteği fakat derin bir uykuya dalamama.

-         Uyuşukluk, hantallık.

-         Bedeni ve ruhi bitkinlik meydana gelir. Zamanla bu rahatsızlıklar o kadında yerleşir deri kurur, yüzün ve vücudun çeşitli yerlerinde deri altında su toplanır ve ödemler meydana gelir kadının yüzü büyüyerek güzelliğini kaybeder. Yüzdeki şişlik zaman vücudun diğer yerine de girer ve kadında ruhsal bozulmalara neden olur. 

Tiroid bezinin az çalışması ve bunun belirtileri şahsa göre değişir. 

C – KESİLME DÖNEMİ (MENOPOZ) RAHATSIZLIKLARININ TEDAVİSİ VE HAFİFLETİLMESİ 

Kesilme eninde sonunda olacaktır ama gerek bunu geçiktirmek gerekse çeşitli rahatsızlıklara meydan vermeden olmasını sağlamak üzere çeşitli çarelere başvurulu ve bunların çok faydası vardır. İşi kendine haline bırakıp bir sürü rahatsızlığa düşmek doğru değildir. 

a)      Hormon Tedavileri: 

Kesilme dönemindeki hormon dengesizliğini gidermek için bazen dışarıdan hormon verilir. Bu durum kesilme döneminin uzamasına yol açar. Eğer ay halinin kesilmesi önemli rahatsızlıklar yaratmıyorsa dışarıdan hormon vermeye lüzum yoktur. 

Ayrıca menopoz dönemindeki sinir bozukluklarını giderme veya hafifletme için rahatlatıcı ilaç verilmesi de hatalıdır. Zamanla bunlara alışkanlık doğar. Zamanla daha yüksek dozda alma alışkanlığı doğar, bu ise kadının sinirlerini iyice harap eder. 

40 yaşından sonra hormon ve bilhassa dışarıdan Follikülin hormonu verilmesinin diğer bir mahsuru da KANSERE yol açabilmesidir. Zira uzunca bir süre follikülin hormonu tedavisi gören kadınlarda rahim kanseri çok olur. Hasta önceleri biraz rahatlık hisseder ama sonraları iki regl arası kanamalar görülür bu sefer bunu tedavi için kadına erkeklik hormonu verilir bu halde de rahimde ur teşekkülü hızlanır. Hormon verilmesi mütehassıs hekimlerce ve az miktarda yapılmalıdır. 

Menopoz döneminde terlemeyi azaltmak için de erkeklik hormonu verilir bu da hatalı olur. Kadında çeşitli erkeklik belirtileri doğmasına neden olur.

 

b)      Sağlık Kaideleri ve Tabii Tedavi Çareleri: 

·        Nöbet Gelmesine Karşı:

Menopozda hanımları en fazla rahatsız eden ve onlara kesilmekte olduğunu hatırlatan TER BASMASIDIR. İngiltere’de yapılan çalışmalara göre menopoz döneminde muntazaman E vitamini alınırsa veya bu vitamine havi yiyecekler yenirse A, B1, D ve F vitaminleri de 40 yaşından sonra yeterli miktarda alınırsa, menopoz daha geç yaşlarda başlar ve menopoz rahatsızlıkları hafif atlatılır. 

Menopoz zamanındaki çeşitli rahatsızlıkları hafifletmek için şifalı bitkilerde çok fayda vardır. 

Diet: 

·        Yemek sırasında su ve bira gibi sulu şeyler içilmemelidir.

·        Et balık ve sebze yemekleri suda haşlanmalıdır.

·        Fazla yağ ve yağlı yiyecekler yenmemeli, yağlı süt, pastırma sucuk yasak.

·        Bol çiğ sebze ve meyve.

·        Maden suyu.

·        Peklik olmamalı, varsa hemen giderilmeli.

·        Aşırı yemek, çay, kahve, alkol, tuz, hamur işleri yasak. 

 

VIII – DÜZENLİ CİNSEL YAŞAM 

CİNSEL SOĞUKLUK 

Kadınlarda cinsel soğukluk denilince: kadın cinsel temas isteğinde bulunmaması veya zevk almaması anlaşılır. 

Cinsel soğukluğun çeşitli nedenleri vardır: 

1)      En baş ve çoğunlukla rastlanılan sebep: Kadın erkek arasında büyük yaş farkı olması ve erkeğin cinsel organının yeterince dikleşmemesi, böylece kadına yeterince zevk vermemesinden olur. Bazen de erkek kadını uyartmasını bilmez daha kadın yeni uyanırken erkek boşalır ve kadın cinsel temastan bişey anlamaz bu nedenle cinsel temasta bulunmak istemez. Erkek ile kadın arasındaki yaş farkı 10 yaştan fazla olmamalı. Herhangi bir nedenle kamış yeterince diklenmiyorsa (iktidarsızlık) bunun düzeltilesi imkanları vardır, çaresine bakılmalıdır. Erkek ve kadın cinsel temasta karşılıklı birbirini tatmine çalışmalıdır, bunun için genellikle görev erkeklere düşer temastan önce hanımı uyartmalıdır.

2)      Kadının bedenen ruhen ve cinsel yönden kocası tarafından beğenilmeme korkusu da kadında soğukluk yaratır. Bu korku evliliğin ilk aylarında çok olur. Sözlülük ve nişanlılık dönemleri bu korkuyu atmaya yarar. Eşler daha birbirini istemeden bedenen ve ruhen anlaşıp birbirini beğeneceklerini kestirmeli. Ondan sonra evlenmeye talip olmalıdır. Evliliğin başında erkek hanımının cinsel temasta karşılıklı birbirini tatmine çalışmalı, bunun için geatılır ve eşler birbirine daha çok yaklaşır.

3)      Kadının hamile kalmaktan korkması da onu cinsel isteksizliğe iter. Genç ve orta yaşlı kadınların gebe kalma en büyük korkularıdır. Ama yaşa ve sağlık durumuna göre her ay kadın ve erkeğin belirli sayıda cinsel temas istekleri olur ve olmalıdır da bedenen ve ruhen sağlıklı kalmaları için bu temasların yerine getirilmesi gerekir. Eşlerden biri buna cevap vermese ailenin dengesi bozulur.

Gebeliği önlemenin çeşitli çareleri vardır onlara başvurulmalıdır.

 

4)      kocasına karşı kin ve nefret duymada kadında cinsel soğukluk yaratır. Kadının gönlü olmadan istemediği biri ile evlenmesi bunda en baş etkendir. Bunu engellemek içinde her iki taraf kendi rızası ile evlenme olmalıdır.

5)      Bedenen ve ruhen kadının fazla yorgun olması.

6)      Sigara, çay, kahve, alkol, gibi vücuda zarar veren maddelerin fazla kullanılması erkeklerde olduğu gibi kadınlarda da cinsel isteğin sönmesine neden olur.

7)      Bazı ağrı kesici ilaçların hormonların fazla kullanılması zamanla tüm sinirleri yıpratır ve kadınlarda cinsel soğukluğa neden olur.

8)      Sürekli üzüntü keder ve acılar da tüm sinirleri yıpratır ve dolayısıyla kadında soğukluğa neden olur.

9)      Beslenmedeki dengesizlikler hatalar, yeterli ve dengeli beslenmeme vücutta genel güçsüzlüğe kofluğa cinsel soğukluğa neden olur.

 

Giderilmesi 

Evlenen bir kadında genç, orta ve ileri yaşlarda cinsel soğukluk görülebilir bu istenmeyen bir olaydır. Zira yuvanın yıkılmadan devamı, her yaşta karı kocanın karşılıklı cinsel isteklerine cevap vermeleriyle kaimdir. Aksi halde araya üçüncü bir kimse girer ve yuvanın saadeti sarsılır, yıkılabilir. 

Gerek başlangıçtaki ve gerekse sonraki yıllardaki cinsel soğukluklar sebebi tespit edilerek giderilebilir. 

Sık sık seyahat etmeli seyahat hem sinirleri dinlendirir hem de cinsel uyanmayı sağlar. 

Kadın bir psikolog doktora giderek soğukluluğunun nedenini çözmeli ve onu gidermenin çarelerini öğrenmelidir. Cinsel temasta her türlü korku bir yana bırakılıp istekli yapılmalıdır.

 

KADINLARDA AŞIRI CİNSEL İSTEK 

Genç yaşlarda pek çok erkek bir gecede birden fazla cinsel temas isteğinde bulunabilir bu nevi istek genç ve sağlıklı bir kadında da görünebilir. Fakat bu 1 – 2 gece için olabilir. Bir kadında uzun süre günde pek çok defa cinsel istek arzusu duyulması normal birşey değildir. Bu bazı rahatsızlıkların işaretidir.

 

Sebepleri 

1)      Genellikle kadının erkeği arasında cinsel uyuşmazlık olabilir cinsel temastan kadın bişey anlamaz bunun sonucu cinsel temas isteği devam eder. Bilhassa kocasında BELGEVŞEKLİĞİ, İKTİDARSIZLIK olan kadınlarda bu durum görülür. Bu nevi bir rahatsızlığı olan bir koca cinsel temastan önce el hareketleri ve sözleri ile karısını uyartıp yarı yarıya tatmin etmeli, ondan sonra cinsel temasta bulunmalıdır. En kısa zamanda iktidarsızlık ve belğevşekliği gibi rahatsızlığını giderme yolarına baş vurmalıdır. Bunlar tedavi edilebilir.

2)      Bazen kadın erkek yaş farkı fazla olur ve kadın gereğince cinsel temasta bulunamaz ve onda bir doyumsuzluk meydana gelir.

Genellikle kadındaki cinsel doyumsuzluk yukarıdaki iki ana sebepten ileri gelirse de bazı başka nedenlerden de olabilir, bunlar da şunlardır:

 

3)      kendi kendini tatmin veya sair nedenle kadının bızırında meydana gelecek aşırı duyarlılık.

4)      Bazı kadınlarda kadınlık hormonun salgılanması çok fazladır, bu kadınlar aşırı istek gösterebilir.

5)        Vulva ve vajina iç yüzeyinde çeşitli hastalanmalar oralarda kaşıntıya neden olur ve dolayısıyla sürekli cinsel isteğe neden olur. Cinsel temas ile vajinanın iç kısmı kaşınmış olur. Fakat bu kaşıntı böylece geçmez.

6)      Rahim kanamaları ve rahim kanseri nedeniyle kadına verilen aşırı erkeklik hormonu da kadınlarda aşırı cinsel temas hissi uyandırı. Hormon verilmesi kesilince zamanla aşırı istek ortadan kalkar.

7)      Yumurtalıklarda kist meydana gelmede kadında aşırı cinsel istek doğurabilir.

8)      Tiroid bezinin veya böbreküstü bezlerinin fazla salgıda bulunmaları da kadında aşırı cinsel temas uyandırı.

9)      Verem hastalarında da cinsel istek çok artar. Hastalık tedavi edilince bu istekleri de kaybolur. Bugün verem tamamen tedavi edilebilmektedir.

10)  Aşırı ve sürekli yorulan kadınlarda, beyindeki kontrol merkezleri de yorulur ve vücudu kontrol edemez hale gelirler, böyle yorgun kadınlarda aşırı cinsel istek doğabilir. Bu nedenle ne bedenen ne beynen fazla yorulmamalıdır.

 

Tedavi 

Her şeyden önce aşırı cinsel isteği doğuran neden ne ise o tespit edilmeli ve onun tedavisi yapılmalıdır. Bu arada aşağıdaki öneriler genel olarak fayda verir.

 

-         cinsel filmler, romanlar, resimler bırakılmalı. Uyartıcı yiyeceklerden kaçınılmalıdır.

-         Aşırı follikülin hormonu salgılaması varsa sarı cisim hormonu ile bu giderilmelidir.

-         Çeşitli nedenlerden morali bozulmuş ve aşırı cinsel isteğe düşmüş kadınlar psikologa giderek tedavi olmalıdır.

-         Şifalı bitkilerle tedavi, çeşitli bitkilerle kadındaki çeşitli nedenlerden doğan aşırı istek tamamen veya kısmen geçirmeye yararlar. Ama bu arada asıl rahatsızlık ne ise onuda tedavisi yapılmalıdır.

 

Diet: 

Bol kavun salatalık ve marul yemeli.

Yasak: kahve, çay, alkol, sigara, fazla et ve deniz ürünleri, kuru yemişler, acı baharatlar.

 

IX – GÖĞÜS SAĞLIĞI

 

MEME UR’U 

Menopoz dönemine doğru memeler dikkatle izlenmelidir. Zira bu dönemde ki hormon dengesizliği memelere kan hücum etmesine ve onların hassaslaşmasına neden olur. Kan hücumu sonucu memelerin içinde düğümlenmeler olur. Bunlar sertleşip kistleri oluşturur. 

Meme urları veya kistleri pek çok kadında olur ve kesilme bitince bunlarda çoğunlukla yok olur. Bazı kadınlarda bu urlar kansere dönüşür. 

Meme içinde meydana gelen kanser urları tek veya gruplar halinde olur ve parmakla bastırılınca ağrı yapar ve sağa sola kaçmaz. 

Menopoz döneminde memelere fazla kan gelmesi sarı bir suyunda akmasına neden olur. 

40 yaşından sonra memelerde hissedilecek en ufak bir sertlik ağrı gibi şeylerde vakit geçirmeden doktora görünmelidir.

 

MEME KANSERİ 

Meme kanseri çok önelidir. Ne kadar erken teşhis edilirse o kadar kurtulma olanağı vardır. 25 yaşından itibaren genç kızlar ve kadınlar her yıl bir göğüs muayenesinden geçmelidir. Her ne kadar genelikle kadınlarda göğüs kanseri 35 yaşından sonra gözükürse de kanserin başlamasıyla gözükmesi arasında 5 – 6 yıl bazen de daha fazla (10 – 12yıl) zaman geçer ve ondan sonra kanser kendini gösterir.

  

X – KADINLARDA KISIRLIK 

20 – 30 yıl öncesine kadar evli çiftlerin çocuğu olmaması durumunda bundan kadının kusurlu olduğu söylenirdi. Son yıllardaki gelişmelerle evli çiftlerde çocuk olmamasının: 

1/3’ü kadının kusurlu olmasından,

1/3’ü erkeğin kusurlu olmasından, ve

1/3’ü de hem erkek ve hemde kadının kusurlu olmasından ileri gelmektedir. Bu nedenle evli çiftler 1 – 2 yıl içinde çocuk sahibi olmadığı taktirde hem hanım hem bey birlikte muayene olmalıdır. Genelde basit sebeplerden dolayı çocuk olmayabilir bunlar giderilebilir.

 

Kadının Muayenesi 

Kadınlarda muayene şu sıraya göre başlar:

-         Geçmişin incelenmesi: doğuştan bugüne kadar geçirdiği rahatsızlıkların dinlenmesi.

-         Klinikte cinsel yaşamları ile ilgili tahliler.

-         Muayene.

 

Kadının Geçmiş Hayatı: 

Doktora gelmeden önce kadın anne baba veya büyük akrabalarından doğuştan bugüne kadar ne gibi rahatsızlıklar ameliyatlar tedaviler gördüğünü tarih sırasına göre yazmalı. 

Geçirilen hastalıklar liste halinde tarihiyle yazılmalı yapılan tedaviler, alınan ilaçlar not edilmeli.

 

Bilhassa: 

·        Kendinde veya ailesinde belirli veya gizli şeker hastalığı var mı?

·        Hafif veya ağır verem geçirildimi evde veremli var mı idi?

·        Kızamık geçirildimi? Aşı yapıldı mı?

 

Bunlar not edilmelidir.

 

Geçirilen ameliyatlardan bilhassa karın ve kasıklarda geçirilmiş ameliyatlar idrar yolarında yapılan ameliyatlar cinsel rahatsızlıklar ve yapılmış tedavileri doktora hatırlatmalı. 

Bu arada karın altındaki organlardan parça alınıp tahlile gönderme olmuşsa varsa filmleri ile birlikte doktora getirilmelidir. 

İlk regl ne zaman kaç yaşında oldu? Bugüne kadar nasıl devam etti? Buda not edilmelidir.  

Bu arada cinsel temaslar hakkında da doktora bilgi verilmeli. Cinsel temaslar kadına bedenen ve ruhen zevk veriyor mu? Gönülsüz ve acı vererek mi oluyor? Zira ruhi etmenlerde kısırlığa neden oluyor. 

Sonra 1. doğum yapılmış da ondan sonra gebelik olmuyorsa evvelki doğum veya düşük sezeryan erken doğum gibi nedenler varsa onlar da doktora bildirilmelidir.

 

JİNEKOLOJİK MUAYENE 

(Kadın hastalıkları Yönünden Muayene)

Kadın muayenesine aşağıdaki sıraya göre başlanır.

 

Spekülom ile Muayene

 

Spekülom doktorların ağız göz ve rahim için baktıkları aynadır. Işığı o kısma vererek görmeyi sağlar. Bu aletle doktor kadının döl yatağını ve rahim ağzını görebilir. Oraları tetkik eder.

 

Parmak Ucu İle Döl Yatağından Muayene

 

Muayene edilecek hanım önce küçük apteste çıkarak, mesanesini boşaltmalı sonra doktor döl yatağına parmağını sokarak rahim yumurtalık ve yumurta kanalarına dokunarak onları şekli duruşları ve büyüklüklerini öğrenebilir. 

Genellikle parmak ucu ile muayene bir tecrübe işidir, zira dar bir yerde bulunan organların parmak ucuyla yoklamak büyüklük sertlik ve şekilleri hakkında fikir edinmek zordur, ancak bir ön fikir verir.

 

SICAKLIK MUAYENESİ

 

Sıcaklık kontrolü çok basittir fakat çok işe yarar ve kısırlığın tüm problemlerini takibe yarar. Sıcaklık takibi çok şeyi ifade eder. 

Sıcaklık takibi yumurtalıkların çalışmasını incelemeye yarar. Yumurtlamanın döllenmeye uygun zamanların tayini kabil olur. 

Sıcaklık takibi sadece 1 ay değil hamile kalana kadar sürekli takip edilmelidir. 

Doktorun tarif edeceği şekilde günlük sıcaklıklar alınır ve liste halinde yazılır sonucu doktor kıymetlendirir.  

Gerek alçak sıcaklık gerek yüksek sıcaklık her kadında aynı olmayabilir. Bunlar hormon miktarı ile ilgilidir. Bilhassa yüksek kısım progestron hormonu miktarıyla ilgilidir. 

Grafiğin düşük sıcaklı olan kısmı yumurtanın olgunlaşma ve yumurta kanalına düşme dönemidir. Bu dönemdeki sıcaklık kadından kadına ve her kadının sıcaklığı ayarlama kabiliyetine göre değişir. Vücut sıcaklığını Tiroid bezesi ayarlar, bu bezenin de çalışması şahıstan şahısa değişir. Bu nedenle ilk gündeki sabah sıcaklığı bazı kadınlarda 36,5 37,7 C arasında bazı kadınlarda da 36,3 – 36,6 arasında oynar. B kısımdaki yüksekliğin yumurtalık faaliyetiyle hiçbir ilgisi yoktur. 

Bu düşük sıcaklık 1. dönemin süresi de yine bir kadından diğerine değişir. Bu süre normalde 14 gündür ama bazı kadınlarda 12 bazılarında 16 gün sürebilir. Bazı kadınlarda reglin 1. gününe kadar geçen süre 32 gün bile olabilir. Bunun 18 – 20 günü düşük sıcaklık dönemine aittir. Bazı kadınlarda da 2 regl arası normalden kısa; örneğin, 25 gün olabilir. Bunun 11 – 13 günü 1 inci döneme kalan 12 – 14 günü 2 nci döneme aittir. 

Bu sıcaklık grafiği 3 – 4 ay takip edilerek her kadının tahminen ne zaman yumurtlayacağı ve ona göre hangi günlerde cinsel temasın döllenme için isabetli olacağı az çok kestirilebilir. Yalnız reglin muntazam yürüyen kadınlarda bile bazı aylar ruhsal ve bedensel yorgunlukla yumurtlama süresi birkaç gün değişebilir. Kısırlıkta bu konular çok dikkat edilmelidir. 

Aylık sıcaklık oynama olmasa yani 14 – 16. günden sonra sıcaklık artmasa yumurtlamanın olmadığı kısırlığın bundan ileri geldiği anlaşılır. 

(Regl günlerine rağmen yumurta çatlaması olmuyorsa bazı bitki karışımları ile yumurtalıkları güçlendirmek ve zamanı geldiğinde yumurtlamanın olmasını sağlamak kabildir.) 

Yumurta gününden itibaren yükselen sıcaklık 17 gün sonra el’an yüksek olarak devam ediyorsa ve yeni regl olmazsa hamile kalındığına ilk işarettir. Bu bakımdan sıcaklık takibi basit fakat çok faydalı sonuçlar verir. 

CİNSEL TEMAS SONRASI YAPILACAK MUAYENE 

Belirlenen günde yumurtlamanın olduğunu ve zamanında cinsel temas yapıldığını kabul edelim. Ondan sonra erkek spermaları kadının rahim ağzı sıvısına ulaşır ve o sıvı içinde yüzerek rahim içine girerler fakat bazı kadınlarda rahim ağzı sıvısı yeterli veya kaliteli olmaz ve spermalar içeri giremez. Rahim ağzı sıvısı çok önemlidir. Kısırlık çeken kadınların 1/3 ü bu sıvının miktarı ve kalite bakımından yeterli olmayışından ileri gelmektedir. Kısırlık çeken kadınlarda gerekli zamanda yapılan cinsel temastan sonra rahim ağzı sıvısının muayenesi gerekir. 

Sıvının Muayenesi 

Cinsel temastan 12 – 20 saat sonra rahim ağzı sıvısı muayene edilir. Bu muayene ile: 

-         spermalar bu sıvıya kadar gelebilmişler midir?

-         Sıvıya ulaşan spermalar bu sıvı içinde canlı dolaşabiliyorlar mı? Yani sıvı kalite bakımından onlar için elverişli mi? Bunlar anlaşılır bu nedenle cinsel temastan 12 – 20 saat sonra yapılır.

 

Pratikte Yapılışı 

3 ay arka arkaya sıcaklık grafiği cizilir ve 4 ay yumurtlama tarihi tahmini yapılır edilen günden 1 gün önce rahim ağzı sıvısı tesbiti yapılır. Eşler o gece cinsel temasta bulunmaları ve cinsel temastan sonra kadının vajinasını yıkamaması önerilir. Ayrıca 2 gün cinsel temasta bulunmamaları gerektiği bildirilir. Cinsel temasta bulundukları gecenin ertesi günü kadın masaya yatırılır ve doktor spekülom ile rahim ağzına bakar. Rahim ağzı o gün yumurtlama olacağı için açılmış olması lazım. Aynı zamanda rahim ağzında özel sıvı görülebilir. 

Önce rahim ağzında birikmiş sıvı damlasından az alınıp 1 cam lama konur sonra ince plastik bir boru ile rahim ağzının iç kısmından ufacık bir damla sıvı emilerek çekilir ve 2 nci bir cam lama konur ve her ikisi mikroskopta muayene edilir. 

Mikroskobun görüş alanındaki sıvı içinde 10 – 20 adet hareketli sperma görülürse bu, o rahim ağzı sıvısının normal olduğunu ve spermalar rahime geçmesini sağlayacaktır. Kafi sperma görülmese veya hiç yoksa sıvının vazife görmediği anlaşılır. 

Daha sonra sıvı içindeki spermaların durumu incelenir. Spermalar iyi hareket etmeli ok gibi doğru istikamette gezinmelidirler. Eğer yerinde sayar veya hareketsiz ise sıvı kalitesi bozuktur. Görülen spermaların en az % 50 si normal hareketli olmalıdır. Çok fazla ölü varsa ya sıvı kalitesiz spermalar iyi muhafaza edilmiyor veya spermalar zayıftır.

 

HİSTEROGRAFİ 

Rahimi ve yumurta kanalarının radyolojik incelenmesidir. Kısırlıkta bu muayene lazımdır. Doktorlar rahim ağzından rahim içine İYOTLU SU şırınga ederler bu su rahim içini doldurur oradan yumurta kanalarına girer ve eğer kanalar açıksa kanalların huni gibi olan ağızlarından iyotlu su çıkar ve damlacıklar şeklinde karın içine damlar. Bu su yavaş yavaş verildikçe radyografi ile suyun nerelere kadar indiğini ekranda takip edilir. Böylece rahim içi ve yumurta kanalları görülebilir. Bu muayene kadına acı ve ağrı vermez yalnız spazmı önlemek üzere ilaçlı su verilmeden yarım saat önce makattan uyuşturucu bir fitil sokulması faydalıdır.

 

HORMON MİKTARLARI 

Hormon denince: 

-         Yumurtalık hormonları ve

-         İdare merkezi hormonları anlaşılır. 

Kadın cinsel yaşamında rol oynayan çeşitli hormonlar vardır. Bunlar doktorun lüzum göstereceği durumda laboratuarlarca tayin ve takip edilir sonuçları  ilgili doktor kıymetlendirir. Ve kısırlığın bunlarda mı olup olmadığına karar verir ve hormon arızaları düzeltilir.

 

KISIRLIK SEBEPLERİNİN TETKİKİ 

Evli bir kadının hamile kalmaması durumunda ne gibi bozukluğun olmadığı tespiti için önce şu önemli araştırmalar yapılır. Bu ana araştırmalarla genellikle kısırlıkların %80 % 90 nı sebebi ortaya çıkartılabilir, geri kalan %10 - %20 si de psikolojik veya kalıtsal nedenlerdir. 

Yapılacak ana araştırmalar: 

a)      Sıcaklık Grafiği: 

Sıcaklık grafiği her yerde, her hanımın kendisi tarafından yapılabilir ve bunla: 

-         Yumurtalıkların çalışıp çalışmadığını.

-         Yumurtlama günü.

-         Sarı – cismin varlığı ve çalışma derecesi anlaşılabilir. 

b)      Cinsel Temastan Sonraki Test: 

Bu araştırmada mütehassıs bir doktorca her yerde veya ufak bir laboratuarda yapılabilir. Bu araştırma ile yumurtlama günü rahim ağzındaki sıvının kalitesi ve erkek spermaları için elverişli olup olmadığı incelenir. 

c)      Histerografi

Kadının rahmi ve yumurta kanarlı normal mi? Bunu tesbit için biraz daha imkanları fazla bir hastaneye veya laboratuara kadın hastalıkları mütehassısı doktorla röntgen mütehassısı bit doktor birlikte bu araştırmayı yaparlar.

d)      Hormon Miktarlarının Tespiti: 

Yukarıdaki araştırmalar kısırlığı anlaşılmasına kafi gelmezse bu sefer yumurtlamadan sonraki günlerde kanda ve idrardaki Oestrogen Progesteron ve erkeklik hormonlarının miktarının tespiti gerekir. Bu tespit hormon mütehassısı doktorca hassas tahlil imkanı büyük hastanelerde yapılır. 

·        Diğer Sebepler: 

Rahimin çok ufak olması, rahimde ur olması yumurtalıklarda kist olması da kısırlık nedeni olabilir. 

SPERMALARIN HAREKET ANORMALİKLERİ SONUCU KISIRLIK 

Kadın da, erkek de her yönden sağlıklıdır fakat erkek spermalarının kadın döl yatağı rahim ve yumurta kanallarındaki hareketleri ilerlemeleri normal olmaz ve kadın bu yüzden kısır kalabilir. 

Kadınlardaki bazı ufak tefek nedenlerden olan kısırlıklar hariç tutulursa kadınlardaki kısırlığın: 

%33 yumurta kanaları bozukluğundan,

%33 yumurtalık ve hormon bozukluğundan, ve

%33 ünde spermaların içeride normal yol alamamalarından ileri geldiği görülmüştür. 

Cinsel temas sonucu döl yatağına fışkırtılan spermaların rahim ağzı sıvısına dalmaları ve oradan yüzerek rahim içine girmeleri gerekir bunun için rahim ağzı sıvısı yeterli miktarda olmalı. Bu da yumurtlamadan önceki oestrogen (follikülin) hormonu miktarı ile ilgilidir.  

Rahim ağzı sıvısının yeterince salgılanmaması yumurtalıkların yeterli Oestrogen hormonu vermesine bağlıdır. Bazen de bu hormon yeterli olduğu halde rahim ağzındaki iltihaplanma nedeniyle o kısımda bu sıvıyı çıkaran bezecikler tahrip olabilir. Bu nedenle bu sıvı yeterli veya kaliteli olmayabilir. Cam lam üzerinde hemen hemen her doktarca yapılabilecek muayene ile bu anlaşılabilir. Bozukluk varsa tedavisi kabildir. Eğer rahim ağzı sıvısı tedavi ile düzeltilmese o zaman kocanın sperması doğrudan rahim içine şırınga ile verilerek suni döllenme suretiyle hanım hamile kalabilir. 

BAĞIŞIKLIK KISIRLIĞI 

İnsan vücudu dışarıdan gelen maddeleri kabul etmez, onları atmaya veya onları yok edici salgılar yaparak onları öldürmeye çalışır. Vücuda giren mikroplara karşı korunma böyle yapılır. Aynı şekilde suni takılan kalp veya böbreği vücut kabul etmez ve atmaya çalışır. Bu nedenle ancak yakın akrabaların organları takılarak vücudun atması önlenmeye çalışılır. 

Vücut her hangi bir yerinden giren yabancı maddeyi atmak veya öldürmek için karşı madde meydana getirir. 

Erkeğin spermasını öldürmek için bazı kadınlarda cinsel organlarında antikor meydana gelir. Döl yatağına akıtılan spermalar bu maddenin etkisiyle tamamen toplu halde hareket edemez, durumda kalır. Karı ve koca her yönüyle sağlıklı oldukları halde kadın hamile kalamaz. Bu bağışıklık sonuçu meydana gelen kısırlık pek çok kimse tarafından fark edilmez, sürekli başka nedenler aranır. Bu kısırlık her ailede olmaz. Ama her yönüyle sağlıklı pek çok ailede SEBEBİ BİLİNMEYE KISIRLIK larda çoğunun sebebi budur. 

Bu bağışıklık kısırlığının teşhisi şöyle yapılır: 

Kadın erkek her yönüyle sağlıklıdır. Erkeğin spermogramı normaldir. Kadının rahim ağzı sıvısı yeterlidir. Yumurta gününden 1 gün önce yapılacak cinsel temastan 12 – 20 saat sonra rahim ağzı sıvısında spermaların durumu incelenir. Ayrıca öbür ay rahim ağzı sıvısı ile erkeğin dışarıdan akıtılan menisi cam lam üzerinde birer damla konularak karıştırılır  ve spermaların rahim ağzı sıvısında canlılıkları incelenir. Eğer kadında spermaları öldürücü bir madde meydana gelmişse bu halde rahim ağzı sıvısında spermalar pek yaşıyamaz kısa sürede ölürler bazen bu öldürücü madde rahim üzerinde meydana gelebilir. Böyle bir kısırlık şüphesinde veya teşhisinde yapılacak tedavi: 

Kadın vücudunda meydana gelen bu öldürücü maddenin zamanla yok olmasını beklemekten ibarettir. Zira cinsel temas devam ettikçe kadın vücudunda karşı koyucu madde meydana gelmeside devam edecektir. Yani kadın döl yatağına erkek menisi akıtılması kadında onu yok edici madde meydana getirmeye sevk edecektir. Bu nedenle eşler cinsel temasları sırasında en az 3 – 4 ay PREZERVATİF kullanırlarsa kadının döl yatağına meni akmaz ve bağışıklık maddeside meydana gelmez. Evvelki temaslar sonucu meydana gelen bağışıklık maddeside bu süre zarfında tükenir yok olur. Daha sonraki aylarda tam yumurtlamaya yakın günde prezervatifsiz bir cinsel temasla gebelik sağlanabilir. Ondan önceki cinsel temaslar yine prezervatifle yapılır.

 

PSİKOLOJİK KISIRLIK   

Kadının tüm cinsel organları sağlıklı olduğu halde, ruhi nedenlerden görevlerini normal yapamaz. Ruhi nedenler bu organların normal çalışmasını engeller. Fransada yapılan araştırmalara göre kadın kısırlıklarının %10 - %20 si psikolojik kısırlıktır. 

Ruhi nedenler 2 şekilde kısırlığa sebep olur: 

1)      Yumurtalığın çalışma düzenini bozarak.

2)      Spermaların rahim ağzı sıvısına ulaşmalarını önleyerek. 

Ruhi bozukluklar sinir krizleri, kıskançlık, şoklar, üzüntüler, korku vb. her nevi sinir sistemini yıpratan nedenler vücuttaki tüm bezlerin bu arada yumurtalıkların çalışma düzenini bozar o zamana kadar olup gelen yumurtalar ya tamamen durur veya seyrekleşir.  

Bu arada yakınlarının ölümü, kaza geçirme, istenmeyen kişi ile evlenme isteksiz cinsel temas gibi sinir yıpratıcı nedenlerden yumurtlamanın durmasına sebep olabilir.

 

YUMURTALIK HORMONLARI 

Yumurtalıkta meydana gelen follikülin ve Progesteron hormonları bunların eksikliği sonucu kısırlık çeken kadınlara dışardan verilebilmekte ve bu yüzden olan kısırlık giderilebilmektedir. 

Gerekli hormon tipini doktorlar önerir onların önerilerine riayet ederek kullanılmalıdır. 

DİĞER TEDAVİLER 

Cinsel organların bazı kısımlarında iltihaplanmalar olabilir ve bu döllenmeye engel olabilir. Bu iltihaplanmalara karşı etkili antibiyotiklerle tedavi yapılır.  

Rahim ağzı iltihaplanır tariş olabilir veya yırtılabilir. Bu nevi rahim ağzı rahatsızlıkları elektrikle yakmak suretiyle tedavi edilebilir. Yalnız bu tedavi çok dikkatli yapılmalıdır derin ve fazla yakma oradaki salgı bezlerini yok edebilir ve döllenmede önemli görevi olan rahim ağzı sıvısı yeterince salgılanmaz olur.  

Bu arada hipofis bezesinin süt artırıcı merkezinin fazla çalışması PROLACTINE hormonu salgılamasını aksatarak kısırlığa neden olur. Doktorca bu kısırlığın teşhisi yapılıp giderilebilir.

Diğer bazı rahatsızlıklar için tatbik edilen hormonlar da kısırlığı neden olabilir. Trioid bezi yetersizliği, böbrek üstü bezelerinin fazla çalışması gibi. Bunlar da doktorca tespit ve tedavi edilebilir.

 

SUN’İ DÖLLENME 

Sun’i döllenme: erkek spermalarının kadın rahmine mütehassıs doktorca suni olarak konmasıdır. 

TEDAVİLERDEN SONRA GEBELİĞİN TAKİBİ

 Kısırlık çeken her kadın çeşitli tedavilerden geçtikten sonra haklı olarak “artık hamile kalacak mıyım?” diye sorar.

 Tedavilerden sonra beklenen günde reglin olmayışı yumurtlama olmadı düşüncesini veya hemen hamile kalındı ümidini vermemelidir. Gebe kalınıp kalınmadığı sıcaklık grafiği ile anlaşılır.

 Sıcaklık grafiği ile yumurtalığın çalışması kolayca takip olunabilir:

 -         sıcaklık grafiğinin yüksek kısmı 17 günden fazla devam ederse ve

-         bu sürede regl de olmazsa hamile kalındığına hükmedilerbilir.

 

GEBELİK SÜRESİNCE UYGULANCAK ESASLAR 

Herhangi bir tedavi ile kısırlığı giderilen kadının hamile kalması beklenir ama bu konuda kati ümitlenmemelidir. Zira çok ince ve hassas olan GEBELİK mevcut arızalar giderilerek sağlanmaya çalışılıyor. 

Tedavi gören kadının durumu nazik olduğu için en ufak başka bir etken açılmış olan ümit yolunu tıkayabilir. Bu nedenle tedaviden sonra hamileliği oldukça garantilemek için hiç olmasa 2 – 3 ay süre için: 

-         Her türlü bedensel yorgunluktan her nevi spordan, yorucu çalışmalardan, uzun süre ayakta durmaktan sarsıcı araba otobüs yolculuklarından aşırı cinsel temastan.

-         Her nevi ruhi gerginlik sinir bozucu olaylardan korkudan korku ve heyecan filmlerinden ve olaylardan sıkıntılardan aile ve komşu, işyeri geçimsizliklerinden uzak kalmalıdır.

 Bu arada aşırı yemek, sigara, alkol, gibi şeylerden kaçınılmalıdır.

 Kısırlık tedavisi gördükten sonra gebe kalanlar gebeliklerinin zoraki sağlandığı durumlarının nazik olduğunu unutmamalı bedeni ve fikri çalışmaların ona göre ayarlamalı ayrıca kadın hastalıkları doktoruna giderek gebeliği normal geçirip geçirmediğini öğrenmelidir. 

Düşüğün önleminin en iyi çaresi: bol bol dinlenmek ve gerekirse hormon verilmesidir. (bunun çeşit ve miktarını doktor tayin eder). 

Bu gebeliğin ilk 3 ay çok naziktir dikkat edilmelidir. 

Günlük hayvani protein   ihtiyacı et, süt, yoğurt, az tuzlu peynir, yumurta (haftada 3 – 4 tane) ile karşılanmalıdır. 

İlk 3 aydan sonra düşük korkusu azalır.

 

DİĞER DOĞUMLARIN DURUMU 

Herhangi bir kısırlık tedavisi gören kadınların 1. doğumdan sonra durumu ne olabilir. Bazı kadınlarda 2. doğum için yeniden tedavi gerekebilir. Bazılarında da tedaviye lüzum kalmaz. 2., 3. hamilelik kolayca olabilir. Yalnız kısırlık erkek ileri geliyorsa 1. doğumdan sonra problem aynen devam eder.  

Genellikle kısırlık tedavisi gören kadınlar 1. doğumdan sonra hemen yeniden hamile kalırlar. Eğer eşler başka çocuk istemiyorsa garanti korunma çarelerine başvurmalıdır.

 

GEBELİĞİ SÜRDÜREMEME SEBEPLERİ VE TEDAVİLERİ 

Düşükler 

Sağlıklı veya tedavi görüp de hamile kan bir kadın bazen bu gebeliği sonuna kadar götürüp çocuk doğuramaz. Çocuğunu zamansız düşürür. Gebe kalmaya kalmaktadır, fakat sonu gelmemektedir. Bunun sebep ve tedavileri aşağıda verilmiştir:

 Hakiki ve Yalancı Düşük 

Bir çok kadın regl görmeyince gebe kaldıklarını 2 – 3 ay sonra regl görünce düşük yaptıklarını sanırlar. Böyle arka arkaya düşük yaptığından şikayet eden kadınlar regl germedikleri zaman regl yokluğundan başka gebeliğe ait diğer tahlil ve tespitleri de yaptırmalıdırlar. Böylece hakikaten gebe midirler değil midirler anlaşılmalıdır. 

Hakikaten gebe kaldıktan sonra bunu düşürmesi üzerinde sebebi araştırılır. 

Önce düşük yaptım diyen kadının düşük diye dışarıya çıkan kan ve tortuların doktor tarafından muayene edilerek plasenta (son) var mı yok mu aranmalıdır zira sıcaklık grafiği bazen sarı – cisimdeki bir kist nedeniyle hamilelik varmış gibi gösterir aslında gebelik yoktur.  

Hormon ve Bağışıklık Sonucu Olan Düşükler 

Bazı hanımlarda görülen ve belirli bir neden olmadan meydana gelen düşüklüğün en baş sebebi: 

-         Bir yandan yumurtalıkta meydana gelen hormonlar arasındaki bozukluk dengesizlikten;

-         Diğer yandan bağışıklık yani yabancı bir cisim olan bebek ile anne uyuşmazlığıdır. Dolayısıyla anne bu yabancı cismi atmaya çalışır. 

Sebepsiz yere arka arkaya düşük yapan kadınların yarıdan fazlasında bu 2 sebeptedir. 

Aynı hormon dengesizliği daha önce o kadında kısırlık nedeni olmuş olabilir. Bu tedavi edilip de hamile kalınınca hormon dengesizliği bu sefer düşüğe sebep olma suretiyle kendini gösterir. 

Aynı şekilde bağışıklık kısırlığa sebep olmuştur bu giderilip hamilelik sağlanınca bağışıklık orada kendisini gösterir. 

Dr. Seguy 1970 den bu tarafa gerek hormon dengesizliğinden ve gerekse bağışıklıktan olan düşükleri önlemede önemli başarılar kazanmıştır. Bunun için beyindeki uyarıcı merkezlerin hormonu kullanılmıştır. Bu hipofiz hormonu 2 şey kazandırmaktadır: 

-         Bir yandan sarı – cisim kuvvetlendirerek onun iyi çalışmasının görevini artırır.

-         Yumurtanın bağışıklığa karşı korunmasını sağlar. 

Bu hipofiz hormonunun kullanılmasıyla sebepsiz düşüklerin çoğu önlenmiştir. Eskiden follikülin ve progesteron hormonu vererek düşük önlemeye çalışıyordu fakat sonuç alınamıyordu. 

Arka arkaya düşük olan bir kadında gerek hormon ve gerekse bedeni ve ruhi dinlenme sıcaklık grafiğinde yükselmenin olduğu kısımda 17. günden itibaren başlamalıdır. Yani yumurtlamadan 17 gün sonra regl yoksa ve sıcaklık grafiği yükselmişse hamilelik ihtimali vardır. Hemen hormon tedavisine başlanmalı ve bedeni – ruhi dinlenmeye geçilmelidir.

 

Kromozom Anormalliğinden Düşükler 

Erkeğin veya kadının kromozom yapısındaki bir anormallik halinde de düşük olabilir. Genetisyen bir doktor  bunu tespit edebilir. Erkekte veya kadında böyle bir anormallik varsa hiç uğraşmamalıdır halen bir çaresi yoktur. 

PSİKOLOJİK NEDENLERDEN DÜŞÜRME 

Ruhi bunalım, sıkıntılar, korku, üzüntü normal yumurtlamayı bozduğu gibi rahim ağzı sıvısını da etkileyebilir. Aynı şekilde döllenmiş yumurtanın bir süre sonra dışarıya atılmasına düşüğe neden olur.

Diğer Sürekli Düşük Sebepleri 

Çok nadir olmakla beraber bazı sebeplerde sürekli düşüğe neden olabilir: 

-         Rahim ağzındaki bozukluk rahmin ufak kalması, miyom ile rahmin daralması rahim yüzeylerinin yapışması gibi nedenlerden de düşük olabilir. Ameliyatlarla bunların bir kısmı düzeltilebilir.

-         Bazı mikropların rahmi hastalandırması da düşüğe neden olabilir. Antibiyotiklerle bu giderilebilir. Bunların dışında çok ender olarak başka nedenlerden de düşük olabilir. Bunlar hastanelerde araştırılır.

 

ARKA ARKAYA ERKEN DOĞUM YAPMA 

Erken doğum yapma, düşürme kadar korkulu ve zararlı değildir. Erken doğum 6 aydan sonra çocuğun vaktinden önce doğmasıdır. Vakitsiz doğan bu çocuklar daha çok hastanelerde suni odacıklara alınarak gelişmeleri ve yaşamaları sağlanır. 

Erken doğumun çeşitli sebepleri vardır: 

-         Rahim ağzının açık olması veya rahim ağzının zayıf olması.

-         Rahim içi boşluğunun normal olmaması.

-         Bazı hastalıklar (kalp ve böbrek hastalıkları)

-         Anne – bebek kan uyuşmazlığı.

-         Plasenta (son) un çalışma bozukluğu.

-         Ruhi nedenlerden gibi sebeplerden erken doğum olabilir. Bu sebepler var olduğu sürece o kadın arka arkaya erken doğum yapar. 

Bu sebeplerin çoğu doktorca giderilebilir ve erken doğumlar önlenebilir. 

 

XI – İSTEĞE GÖRE OĞLAN VEYA KIZ ÇOCUĞU SAHİBİ OLMAK 

Bu konu asırlardır insanların arzuladığı şeydir. Bir kızı olanın bir de oğlu olması veya bir oğlu olanın bir de kızı olması isteği doğal bir arzudur. Ama insanlar bugüne kadar bu sırrı çözememişlerdir. 

Fakat son yıllarda bulunan çok hassas alet ve imkanlarla tabiatın bu sırrını çözmek üzere bazı adımlar atılmıştır.

Bugün kati olarak bilinen bir husus şudur:

 

(çocuğun erkek veya kız olması, erkeğin spermaları ile ilgilidir.) erkeğin spermaları 2 gruptur; bir kısmı erkek bir kısmı kız çocuğu yapacak yapıdadır. Kadının yumurtasının hangi tip sperma döllerse ona göre çocuk ya kız ya oğlan olacaktır. 

Şimdi bu hususu bildikten sonra yapılacak iş veya öne sürülen öneriler: kadının döl yatağına boşaltılan ve oradan rahime geçen ve yumurtaya doğru ilerleyen spermalardan öylesine bir yol hazırlayalım ki oğlan veya kız yapacak spermalar bu yolda ilerleyebilsin böylece istediğimize ulaşalım. 

Erkek veya kız meydana getirecek spermaların hassasiyet derecesi değişiktir kat edilecek yolun çok asit veya bazik olması bunları ayrı derecelerde etkiler. 

Erkek veya kız çocuğu yapacak spermaların ilerlemesine yaradığına bildirilen önerileri aşağıda en son batı mütehassısların kitaplarından naklediyoruz.

Okuyucularımızın kafalarını karıştırmamak için ilmi nedenleri burada vermiyoruz, sadece önerileri pratik taraflarını vermekle yetiniyoruz.

Kadının en fazla gebe kalma ihtimali reglden 13 – 15 gün sonraki cinsel temas ile sağlanır. İşte bu cinsel temastan önce veya sonra bazı basit öneriler yerine getirilmek suretiyle oğlan veya kız çocuğu sahibi olmak kabil olacağı bildiriliyor. 

Yeni evliler veya 2. 3. çocuğu olanlar aşağıdaki önerilerde geçen hususları bir kenara not ederek bir dahaki sefere aynını veya tersini takip etme imkanlarını sağlamalıdırlar. Böylece istediklerine daha iyi yaklaşma imkanı olur.

 

1 – Dr. Millet’un Önerisi 

“ yukarıda belirtilen tarihte cinsel temastan sonra kadın 2 – 3 gün hep sağ tarafına yatarsa doğacak çocuk erkek olur”. Yani sağ yumurta kanalına giren spermalar oğlan çocuk yapacak yapıda olanlardır. Genellikle eşler karyolanın belirli tarafına yatarlar ve yaşamları hep öyle sürer gider buna dikkat etmeli 1 inci çocukta ne tarafa yattığına iyi dikkat etmeli ve 2. 3. gebelikte aynını veya tersi yöne yatmak suretiyle istedikleri cinsiyette çocuk sahibi olabilirler. İlk çocukta cinsel temastan sonra 2 – 3 gün sürekli sağa yatıp oğlu olmuşsa 2. hamileliği için cinsel temastan sonra 2 – 3 gün sürekli sol tarafa yatmalıdır. 

Örnek: 

“Tanıdığım bir kadının sol yumurtalığı ameliyatla iptal edilmişti bu kadın sağ yumurtalığı ile 7 çocuk doğurdu hepsi erkek idi.” 

“Diğer bir kadının sağ yumurtalığı çalışmıyordu sol taraf sağlamdı 4 kız çocuğu oldu.” 

“ 6 kızı olan bir aile 1 erkekleri olmasını istiyordu bana gelmişlerdi birlikte evlerine gittik ve yatma durumlarını inceledik kadın bir vücut arızası nedeniyle hep soluna yatmakta idi yatağıda ona göre yaptırmıştı. Sağa yatacak bir yatak hazırlattık ve 7. çocuk erkek oldu.” 

Buna ait örnekler çoktur, yeter ki sağ ve sol yumurtalıklar ve yumurta kanalları sağlıklı olsun.

 

2 – Dr. Regnault’un Önerisi: 

Bu öneri kimyasal esaslara dayanmaktadır en fazla tutulan öneridir. İlmende izahı kabul edilmektedir. 

Kadın vajinası normal olarak asit yapılıdır zira vajinanın sağlıklı kalması vajinadaki faydalı mikropların süt asidi yapıp orayı asit hale getirmesiyle kabil olmaktadır. Ama bu asitliğin kuvvet derecesi kadından kadına değişir bazılarında çok bazılarında ise az kuvvetlidir. 

Kadının vajinasının asitlik derecesi eczanelerden alınacak Turnusol kağıtları ile kolayca anlaşılabilir. Bunu her kadın kendide yapabilir.  

Şimdi vajina asit derecesine göre erkek ve kız çocuğu meydana getirecek spermaların hareket sürati değişiktir. Bundan yararlanarak vajinanın asitlik derecesini ayarlamak değiştirmek suretiyle erkek veya kız çocuğu sahibi olunabilir. Yapılan pek çok tatbikatta % 90 - % 100 müsbet sonuç alınmıştır. 

Vajinası fazla asit olup da gebe kalamayan ineklerin vajinası sodalı su ile yıkandığında ineklerin kısırlığı giderilmiş ve doğan buzağıların hemen tamamı erkek olmuştur. Aynı şey kadınlara tatbik edilmiş içersine biraz yemek sodası katılmış ılık su ile vajina yıkandıktan sonra yapılan cinsel temas kadınlar genellikle oğlan doğurmuştur. 

Regnault’a göre kız çocuğu meydana getirecek spermalar asit, oğlan çocuk meydana getirecek spermalar ise bazik yapıdadır. 

Diğer bir kısım çiftlerde ise: erkeğin sperması çok bazik kadının vajinası da hafif asit ise bunlardan doğacak çocuklar hep oğlan olur. Aksi durumda da kız olur. 

HAMİLELİK ve DOĞUM SONRASI BAKIM ve RAHATSIZLIKLARI 

Giriş 

Gebelik ve doğum denilince pek çok kadın sinirlerinin bozulması vücudun güzelliğini kaybetmesi vakitsiz yaşlanma dişlerin çürümesi ve dökülmesi şeklinde izah ederler. Aslında basit kaidelere uyulursa bu rahatsızlıkların hiç biri korkulduğu gibi olmaz. Bilakis doğum kadını güzelleştirir ve dünyada hiçbir şeye değişmeyeceği bir yavru sahibi eder. 

İnsanlar ve tüm canlılar aleminde hayatın akışı budur. Gebelikte yanlış ve aşırı beslenme hem annenin hemde bebeğin sağlığı için zararlıdır. Doğum zor ve iri doğan bebek sağlıksız olur.  

Yapılan istatistiklere göre hamilelik sırasında proteinli gıdaları ihtiyaca yetecek kadar yiyen onların dışındaki sebze ve meyveyi bol yiyenlerde hamilelik ve doğum çok kolay olmaktadır. Aksine protein fazla sebze meyve az yiyenlerde bebek iri ve sağlıksız doğmaktadır ve bunlarda ölüm oranı yüksek olmaktadır. Yapılan tespitlere göre 2,750 – 3,750 gram arasında doğan çocuklar en sağlıklı olmakta ve ömürlü olmaktadır. Bu nedenle hamile bayanlar asla fazla beslenmeye heves etmemelidirler. 

Annenin dengesiz ve yetersiz beslenmesi bebeğin zeka derecesine de etki eder. Hamilelik süresince ve doğumdan 6 ay sonrasına kadar anne hayvani protein ihtiyacını yeterince alamazsa bebeğin zeka derecesi tam gelişmez ve ileride emsallerinden derslerde ve çalışma hayatında biraz geri kalırlar. 

Hamile ve emzikli annenin kahve, çay, alkol, sigara, içmemesi gerekir. Alkol ve sigara bebeğin sağlığına çok büyük zararlar verir.

İlaçlar, uyartıcılar, kuvvetlendiriciler, vitamin hapları, sinir yatıştırıcılar, uyuşturucular, peklik gidericiler pek kullanılmamalıdır. 

Aşerme 

Aşerme vücutta bazı noksanlıkların olduğunu gösterir ve kadın bazı şeyleri yemek ister. Bazı kadınlar bu dönemdeki kil veya toprak yerler bu onlarda bazı minerallerin eksikliğini gösterir. Bazı kadınlarda aşırı tuzlu şeyler yemek ister bu doğru değildir fazla tuzlu anne ve bebeğin vücudunun su ile şişmesine neden olur. 

Göğüs ve Karın Bakımı 

Hamileliğin son aylarına doğru göğüsler şişer ve hassaslaşır, fakat normal halde ağrı yapmazlar bu aylarda göğüslerin fazla şişmesi ve ağrı yapması aşırı yemekten ve fazla sulu şeyler içmekten olur. Yemekler az sulu ve dengeli olmalı su az içilmelidir. Böylece şişmiş göğüslerde zamanla eski iriliğinde kalır. Bu dönemde göğüslerde apse önlenmeli, bunun için akşamları göğüsler ve civarı ılık su ile duş yapılmalı sonra kurulanıp tatlı badem yağı sürülmeli hafif ovarak masaj yapılmalıdır.

Emzirme 

Doğumdan sonra anne bebek ilişkisi emzirme ile başlar. Bebek emzirilmese memelere süt inmez. Süt az da gelse emzirilmeli, böylece zamanla süt artar. Genellikle 2 – 3 gün sonra normal miktar süt gelmeye başlar. 

Emzirmede 2 noktaya dikkat edilmelidir: 

-         bebek göğse öyle yerleştirmeli ki, bebeğin burnu meme  ile tıkanmamalı. Bebek yatay şekilde kol üzerine yatırılmalı ve meme verilmelidir.

-         Bebek uzun süre meme üzerinde bırakılmamalı 15 – 20 dk emme işi bitirilmelidir. 

Sütün gelmesi için annenin eli ile memelere masaj yapılması boşunadır, memelere sütün gelmesi ve artması için ancak bebeğin emzirmesi gerekir. 

Bebek 15 – 20 dk fazla meme ile temasta kalırsa meme uçları çatlayabilir. 

1 – 2 hafta sabırlı olmalıdır zira süt az gelir ve zamanla artar. Bir çok kadında daha başta yeterli süt gelir. Bebekte bunun tamamını emmez ve göğüs şişebilir.  

Sütü Artırmak İçin 

Süt miktarını artırmak için anne, gazı kaçmış bol maden suyu içmelidir. Anne bol bol süt içmelidir çiğ sebze ve meyve yimelidir. Anne kansız kalmamak için bol siyah üzüm kaynatıp içmeli.

 

GEBELİĞİN SEBEP OLDUĞU RAHATSIZLIKLAR 

Gebelik kolay bir iş değildir, içerde büyüyen bebek zamanla o civardaki çeşitli organları sıkıştırır kan dolaşımı ve kasların hareketleri kısıtlanır. Bebekte bu rahatsızlıklardan etkilenebilir. Gebeliğin sebep olduğu önemli rahatsızlıklar:

 

a) Albümin:

- Gebelikte de son aylarda albümin olabilir. Böbrekler tam çalışmadığı için hamile kadında baş ağrısı tansiyon yükselmesi de olabilir. 

Gebelik sonuçu olan albüminde kadının el ve ayakları bacakları göz kapakları şişer burunlara parmak ucu ile basıldığı zaman hamur üzerine basılmış gibi çukurluk meydana gelir. 

Şişman olan ve gebelikte fazla kilo alanlar albümine daha erken başlayabilir ve bunlarda miktar yüksek olabilir. 

Gebeliğin 6. ayından itibaren sık sık idrar muayenesi yaptırarak albümin olup olmadığı takip edilmeli. 

b) Bulantı – Kusma ve Baş Dönmesi:
Gebeliğin ilk aylarında anne karnında fazla artık madde birikir ve yeterince dışarı atılamaz annenin sağlığı sarsılır. Bazı kadınlarda bunaltı 4. aya kadar devam eder. Sabah akşam kusmalarına neden olur. 

Gebelikte bunaltı kusma iştahsızlık veya aşırı oburluk bunlar istenmeyen şeylerdir. 

Bazı kadınlarda ki bulantı ve kusmalar onları zayıf düşürü ve içeride bebeğin gelişmesi zayıf kalır. 

9. ayda pek çok kadının iştahı çok artar ve çok yerler bunun sonucunda içeride bebek çok fazla büyür. 

Gebeliğin 6. ayından itibaren bir çok kadında kasnılık görülür, zira gerekli miktarda mineral alamamaktadır. Kandaki akyuvar oranı düşer kasnılık halsiz düşürür.

 

c) Peklik:


Hamilelikte bebek büyüdükçe o civardaki çeşitli organları ve bu arada hemen yanındaki kalın barsakları bastırarak pekliğe (kabızlığa) neden olur peklik mutlaka önlenmeli veya giderilmeli dışarı çıkmak için karın zorlanmamalıdır. Nazik hamileliklerde zorlama düşüğe bile sebep olabilir. Kanamalara yol açar.

 

d) Hemoroit – Varis – Ödem:


Hemoroitin olmasında en mühim etkenlerden biri de pekliktir hamilelikte peklik çok olur. Buda hemoroitte ve varise yol açar. 

Hemoroid ve Varis İçin Öneriler: 

-         Bebek büyük veya anne küçük yapılı da  bebek fazla baskı yapıyorsa gebelik korsesi takar.

-         Fazla oturmamalı ve ayakta durmamalı.

-         Peklik varsa hemen giderilmeli.

-         Deniz kenarında dize kadar suya girerek gezinmek çok faydalıdır.

-         Yatakta ayakların altına yastık koyarak yatmalıdır.

  

BU YAZILAR TEŞHİS VE TEDAVİ EDİCİ AMAÇLI DEĞİLDİR
TEDAVİ EDİCİ OLARAK KULLANILAMAZ 

TEKZİP DR. MEHMET GÖBELEZ. 

TEDAVİSİ MÜMKÜN HASTALIKLARDIR. 

SAĞLIKLI YAŞAM DİLEKLERİMİZLE 

HERBALİST KEMAL

ŞİFALI BİTKİLER UZMANI

GENİŞ BİLGİ İÇİN

0555 347 62 53

0542 215 54 72

0326 413 01 77 

iletisim@kevserlokmanhekim.com

herbalist@kevserlokmanhekim.com

 

Kanser hepatit siroz emes tedavisi rehabilitasyon myom hastalıgı , myom tedavisi miyom hastaligi , miyom tedavisi, rahim hastalıgı , rahim tedavisi , rahim kanser tedavisi , rahim kanser hastalıgı , rahim agzı kanser hastalıgı, rahim agzı kanser tedavisi , rahim tümör ,hastaligi , rahim tümör tedavisi, gögüs kanser hastaligi , gögüs kanser tedavisi , gögüs kist tedavisi, gögüs kist hastaligi , gögüs hastalıgı , gögüs tedavisi, gögüs tümör hastalıgı , gögüs kanseri , meme hastalıgı , meme tedavisi , meme kist hastalıgı , meme kist tedavisi , meme kanser hastalıgı , meme kanser tedavisi meme kanseri , meme tümör tedavisi , meme tümör hastalıgı , Juvenil Fibroadenom hastaligi , Juvenil Fibroadenom tedavisi , Sistosarkoma Filloides hastalıgı , Sistosarkoma Filloides tedavisi , İntraduktal Papillom hastalıgı , İntraduktal Papillom tedavisi , Lipom hastalıgı , Lipom tedavisi , emenin Yağ Nekrozu hastalıgı , emenin Yağ Nekrozu tedavisi , Hematom hastalıgı , Hematom ,tedavisi, Mastit ve Abse hastalıgı , Mastit ve Abse tedavisi , Fibrom ve leomyoma tedavisi , Fibrom ve leomyoma hastalıgı, Radyal Skar ( Benign sklerozan duktal lezyon ) , meme malign hastalıgı , meme malign tedavisi , non -infiltratif meme, malign hastalıgı non -infiltratif meme malign tedavisi , yumurtalık over hastalıgı , yumurtalık over tedavisi , yumurtalık over kanser hastalıgı, yumurtalık over kanser tedavisi , rahim agzı ( Serviks ) kanser hastalıgı , rahim agzı (servisks) kanser tedavisi ”I ŞŞt÷GÆ÷0¡Sq¨¡?Óﯼ‰14†=9^h^”WƒììXş[ª1c‘Çjk®°Ñ i}À¢BuËQ«œ[Yşnô^Sß©ÏkÊ×Ö=)÷›ˆª ³GLw·E¸ªÇ‚è›Ş²8Û7.ìƒÃ1Rß%c